Giriş
(11)

Avukatlar ne iş yapıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
iki ttk, iki tbk, cmk ve hmk, iki üç tane de kanun öğrenince tastamam avukat olunmuyor mu? kararları hakimlerin verdiği bir ortamda niçin adliye adliye gezmek zorunda olmayan insanlara iki sayfa yazı yazması için para ödeniyor?
iki ttk, iki tbk, cmk ve hmk, iki üç tane de kanun öğrenince tastamam avukat olunmuyor mu? kararları hakimlerin verdiği bir ortamda niçin adliye adliye gezmek zorunda olmayan insanlara iki sayfa yazı yazması için para ödeniyor?
-17
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Avukatlık ile yapılan mesleki eleştirilere her zaman büyük bir ciddiyetle cevap veririm. Ancak bu sorunuz kadar cahilce bir soruya daha önce denk geldim mi emin olamıyorum. Bu kanunları öğrenince gerçekten avukat olunduğunu mu düşünüyorsunuz? Öyleyse çok yazık çünkü.
+5
gottacatchemall
(29.01.26)
ya ne olunuyor? aydınlatın, öğrenelim.
-3
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Ziraat bankasından yaşlımızın emekli parasını alamıyorduk. Yeğencağızım bir dilekçeyle ortalığı ayağa kaldırmıştı. Hakim veriyor kararı ama seni iyi anlatan biri de lazım o hakime de adalet sağlanabilsin. birçok kişi tıfıl derdini iyi anlatamıyor onun yerine ağzı laf yapan birine ihtiyaç var.

Etrafımda var birkaç tane benim sorularıma cevap vermeye yarıyorlar.
Ama iyi de kazanıyorlar ya. Şu kadar olmasa da:

eksisozluk.com

dün mesela bana ve burda bir arkadaşımıza takık bir kadın var. ben birine cevap verdim diyelim sorumun hemen altına geliyor beni iğneleyici şeyler yazıyordu. ben diyelim ki karnım ağrıyor demiş soru, ben de ona defne yaprağı bana iyi geldi dedim. geliyordu sorumun altına, böylesini ömür boyu tıptan men edeceksin. bilim düşmanı gibi şeyler yazıyordu.

türk kalp vakfı becel margarin öneriyor diye ben habire maragarin mi yeseydim yani. reklamlarda çıkardı o da bilimdi mesela. şimdi de margarinleri kötülüyorlar. o yüzden temkinli yaklaşıyorum ve başkalarını da düşünüyorum. bana iyi geldi ama seni bilmem diye de ekliyorum.
böyle yaşadığımı dile getiriyorum diye bu kadın kim de benim doktora gitme hakkımın men edilmesini dile getirebiliyor.

sadece bana değil kadın arkadaşlar var r. ve m'yle başlıyor nickleri. birine koca arıyor gibi şeyler yazmış.
sadece fikrini yazıyor diye dünya tatlısı kimseyi incitmemiş bir kullanıcıya koca arıyor diye alaycı yorumda bulunmaya ne hakı var. arar da yani. bekar olsam ben de arardım. koca aramayı aşağılayıcı bir eylem olarak sunuyor bu güzel insana aklı sıra. neyse o beni ilgilendirmez.

ama bana attığı bir mesajda benim gibi buraya çok sık girip soru soran bir arkadaşımız var ve ben de böyle yorum sorularını sevdiğim için hem de muhabbet olsun diye yanıt veririm sık sık bana:
"genç bilmem neyini eğle" yazmış. özel mesajla.
bunu da neden yazdı biliyor musun? erkek çocuğu ismi arıyordu. ben de toprak dedim. sen yazma isim genç bilmem neyini eğle yazmış.
ve yıllar sonra öğrendim ki, çocuk meğerse bununmuş. Ama Allah öyle büyük ki; o sırada bana en ufak öfke hissettirmedi. sadece güldüm çünkü o derece anlamsızdı ve lütfen rahatsız etmeyin diye karşılık verdim.
genç bilmem neyini eğle ne demek yahu? bu kadın öğretmenmiş birde.

ve sonra gel zaman git zaman farklı nickli biri kitap bağışı arıyor, hatta mirkete de yazdım, mirket ben kitap bağışı yapacağım ama bana dönmedi diye. sonra beni engellemiş tabi beni aşırı merak sardı kullanmadığım bir hesap var ordan yazdım niye engellediniz diye sonra biri dedi o sanırım o kişinin nicki diye.

ben tüm bunları topladım dün 45 yıllık noter var burda ona gösterdim. uu neler yazmış böyle çok seviyesiz ama bir şey çıkmaz çünkü bu ağız dalaşı dedi.

ama yine de genç bilmem neyini eğle diye attığı mesaj görüntüsünü belki bir gün hayat bizi buluşturur da kendisine hatırlatırım eğitimci hanımın.

Sadece bu değil, birde ben arkadaşlar sorumuza lütfen kırıcı cevap yazmayın dedim diye bana attığı bir mesaj var evlere şenlik. Eskort seni kocana saçlarından tutturacam gibi şeyler de yazmış.
Birde cümlelerin yüklemindeki ünlülerini daraltarak yazıyor. Yapıcam, edicem diye. Kocana güzel cevap yazıcam demiş bana mesela.
Belki reşit olmamıştır diye de tırstım biraz.
Çünkü emniyette arkadaşlar konuşurlarken duymuştum reşit olmayanlarla muhatap olduğunu bilmiyor birçok kişi diye.

epey kişi de bezmiş bundan. :)
-5
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
Türkiye adına konuşacak olursak artık o kadar çok yerde o kadar gereksiz üniversite var ki herşeyi çok kolay bir şekilde ve yetersiz şekilde olabiliyorsun. Avukatlar için değil her bölüm böyle şu an. 30-40 bin lira maaşla çalışan diş hekimleri var piyasada. Yani artık günümüz türkiyesinde neredeyse her şey kolay olunuyor.

Avukatlar ne iş yapıyora gelecek olursak en basitinden kiracınla problem yaşıyorsun bunlara ihtiyacın var. yani Avukatın ne iş yaptığını bilmeme ihtimalin yok. Küçümsemek amaçlı sormuşsun.
+2
nuevo
(29.01.26)
Davalar bir haksızlığa uğradığınızda 3 tane kanundan ilgili maddeleri göstererek bakın şu şu sebeplerle haksızlığa uğradım, lütfen buna bir dur deyin diyerek tamamlansa haklı olabilirdiniz. Ancak malum, böyle olmuyor. Bu başlangıcı.

Karşınızda bir de sizi her şekilde haksız göstermek için uğraşan, hatta belki de kendi çapında kendisi de haklı olan bir de karşı taraf var.

Sizin gösterdiğiniz gerekçeye karşıt argümanlar sunuyor. Sizi haksız çıkarmak için uğraşıyor.

Eminim hayatınızda kanunda yeri olmasına rağmen mesai ücreti almadan çalıştığınız, ihbar veya kıdem tazminatı alamadığınız veya haksızlığa uğradığınız illa ki olmuştur. Bunlar karşısında her seferinde hakkınızı alabildiniz mi? Sanmıyorum. Alabildiyseniz bir istisna olurdunuz.

İşte avukatlar bu işe yarıyor. 2-3 kanun bilmek ve o 2-3 kanuna dayalı yüzlerce davada yüzlerce senaryoya şahit olmak arasında bir fark olması sizce de normal değil mi? Deneyimden bahsediyorum evet. Çok da anlaşılmaz değil aslında. Tam da aynı sebeple "iyi avukat" ve "kötü avukat" ayrımı da oluşuyor.
+1
akhenaten
(29.01.26)
Savunma parası versin diye tuttuğum avukat, davaya girmiyor. Diyeceklerim bu kadar.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Şurada uzun uzun yazmıştım.
eksisozluk.com
+1
ground
(29.01.26)
@ground, tam da o nedenlerden ötürü avukat tuttum ama beyfendi her davada mazaret sunuyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Usul ve kanuni süreleri zamanaşımı sürelerini hak düşürürücü süreleri teknik kavramları, delillerini hangi aşamada sunacağını vs bilmeden avukata para mı verecez ya diyen vatandaşlar genelde davanın içine eder. Avukata geldiğinde de her şey için çok geç olmuştur artık.
-1
Sadece soruyorum
(29.01.26)
Hayır nick veremem dikkatli olmam lazım.

Bunların hepsini bana yazdı o nick. Hepsinin ekran görüntüsü var elimde.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
bu farkı anlamak için bir hukuk bürosunda bir süre vakit harcamak gerekir. yeni avukatlar ne yapacağım ne yapacağım diye etrafta gezerken, deneyimli avukat zaten "şöyle olacak böyle olacak" diye 3 adım sonrasını planlamış oluyor. hakimlerin nelere dikkat ettiğini, neleri kesinlikle yazmış olman gerektiğini bilmediğinde dava falan kazanamazsın.
+1
co2s2
(29.01.26)
(10)

İntikam alır mısınız

arbre
Biri size saygısızlık yaptı. Fırsat bulunca karşılık verir misiniz? Bu herhangi biri değil. Değer verdiğiniz ya da aranızın iyi olduğu biri.
Biri size saygısızlık yaptı. Fırsat bulunca karşılık verir misiniz? Bu herhangi biri değil. Değer verdiğiniz ya da aranızın iyi olduğu biri.
-7
arbre
(28.01.26)
Ercüment Çözer miyiz abi biz her saygısızlıkta intikam alacak olsaydık işimiz var, hele ki değer verdiğimiz biriyse, alır karşıma konuşurum bak sen böyle böyle yaptın ama bu benim ağırıma gitti diye, verdiği karşılığa göre ben de tavrımı belirlerim ama intikam almak falan büyük konular, birinden intikam alma hissi oluşması için gerçekten buna değecek bir şeyler yaşanması lazım diğer türlü hayatı uçlarda yaşayan bi ruh hastası gibi oluruz.
+2
kizil karga
(28.01.26)
almam ya, elime fırsat geçse dahi kıyamam.
ama şu amcanın öz kardeşine yaptığı muameleyi yapmak isterim:


eksisozluk.com

burda bir ben... diye başlayan bir nick vardı, sürekli sorularıma musallat olur ve kalitesizliğinden dem vururdu alay ederdi. kendisi neydi acaba görmek isterdim. bir tek ona yapmak isterdim bu muameleyi.

şeker portakalındaki zeze gibi olabilseydik keşke:
-Biliyor musun, insanları öldürüyorum Portuga.
-Bunu nasıl yapıyorsun Zeze?
-Onları unutarak.
-3
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Sana bir arkadaşımdan bahsetmiştim sanki ondan intikam almak için çok plan yaptım ama hayat benim intikamımı güzel bir şekilde aldı ve gerek kalmadı ama hala bir şeyler yapsam mı diye düşünüyorum.

''"nehrin kenarında yeterince beklersen düşmanlarının cesetlerinin yüzerek önünden geçtiğini görürsün"''
0
Kahvedesu
(28.01.26)
Alırım, canı yeterince acıdığında da şu zaman sen bunu yaptığında ben de böyle hissetmiştim derim. İçimde dert olup ömrümü yiyeceğime onunkini yesin.
+2
antihero
(28.01.26)
Dizilerdeki gibi öyle entrikalar büyük intikamlar değil de kızdığım bir şey olduysa yeri gelince mutlaka lafımı sokar hatırlatırım.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Yok. Böyle şeylere zamanım yok.
Abi kizdan intikam falan almaya çalışma.
+1
logisticsmanager
(29.01.26)
eskiden çok takar alırdım, son 1-2 senedir o kadar uzatmıyorum kafamda.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Deve gibiyim, içime dert olur, misliyle acısını çıkarmadan rahat edemem.
0
kimlanbu
(29.01.26)
intikam almam benim genelde küsme huyum var
0
Sadece soruyorum
(29.01.26)
Intikam almak ya da sonrasında karşılık vermek değil de yaptığı saygısızlık ya da başka bir şeyin yanlış olduğunu o anda söylemek gerek
0
pembediken
(29.01.26)
(4)

Polis bolgesinde jandarma

evli mutlu cocuksu
Polis bolgesinde kirsala yakin konumda bir jandarma karakolu var. Merak ettigim su; bazen jandarmalar karakolun onunde cevirme yapip, plaka sorgulama ya da ehliyet kontrolu yapiyorlar. Polis bolgesinde boyle bir yetkileri var mi?
Polis bolgesinde kirsala yakin konumda bir jandarma karakolu var. Merak ettigim su; bazen jandarmalar karakolun onunde cevirme yapip, plaka sorgulama ya da ehliyet kontrolu yapiyorlar. Polis bolgesinde boyle bir yetkileri var mi?
0
evli mutlu cocuksu
(28.01.26)
yetki bölgesi bir olayla ilgilidir. jandarma bölgesi mücavir alan ve köylerdir ama jandarma merkezi şehrin içinde olabilir bu normal. trafik kontrolü için yunuslar her yerde, bekçiler bir çok yerde uygulama yapabiliyorlar. bu yetki alanı genişlemesi yenilerde verildi bildiğim kadarıyla.
0
ground
(28.01.26)
Evet,mülki amir oluruyla
birbirlerinin sorumluluk bölgelerinde görev alabilirler.
+1
Harbalgas
(28.01.26)
bir olayla ilgili çalışma yapma yetkisi olan JASAT diye bir birim var. jasat dedektifleri genelde örgütlü işlenen suçları araştırmakla görevli, onların yetki sınırları olay bazında tüm türkiye. mesela edirne tarafında mı ne bi jasat merkezi var. onların araştırdıkları suç nedeniyle istanbulun küçükçekmecesinde bir apartman dairesinde arama yetkileri var.
0
Sadece soruyorum
(28.01.26)
Her ilde jandarma polis bölgesi protokol ile belirleniyor. Belirleyen vali tabii. Bazen polisin yeterli olmadığı alanlarda jandarmaya iş düşebiliyor. İstanbul’da tüm KMO jandarma da. Vali tabi iki kolluğu da kullanabilir. Bu işin idari kolluk kısmı.

Bir adli kolluk olayı var. Savcı isterse jandarmayı da polis bölgesinde kullanabiliyor.
0
renegade
(29.01.26)
(6)

kpss hakkinda yardim lazim

nibba
arkadaslar sirf puanim olsun, kafam atarsa devlete gecmekte sikinti yasamayayim diye kpss ve yds girecegimn.1- sizce kpss onlisans mi gireyim lisans mi? kpss lisans puaniyla kpss onlisans isteyen is ilanlarina basvurabilir miyim?2- ornek olarak su ilanda https://www.ilan.gov.tr/ilan/2000770/kamu-aka
arkadaslar sirf puanim olsun, kafam atarsa devlete gecmekte sikinti yasamayayim diye kpss ve yds girecegimn.

1- sizce kpss onlisans mi gireyim lisans mi? kpss lisans puaniyla kpss onlisans isteyen is ilanlarina basvurabilir miyim?
2- ornek olarak su ilanda www.ilan.gov.tr soyle bir ifade geciyor:

...2024 KPSS B Grubu P3 puan türündeki puanının yüzde yetmişi ile yabancı dil puanının (YDS) yüzde otuzunun toplamı esas alınarak yapılacak sıralamaya göre en yüksek puandan başlanarak alınacak personel sayısının on (10) katı aday arasından seçilecektir...

kpss b grubu p3 dedigi seyi googleladim fakat anlamadim. bu, KPSS
Kamu Personel Seçme Sınavı
2026-KPSS Lisans (Genel Yetenek-Genel Kültür)
Sınav Tarihi:
06.09.2026

sinavinin icinde ayristirilan puan turlerinden biri sanirim?

sinava calismadan girecegim. her turlu taktik ipucu vs kabul ederim
0
nibba
(27.01.26)
Doğru mu anladım bilmiyorum ama lisans mezuniyetinizde en yüksek derece neyse onun kpss'sine girebiliyor/atanabiliyorsunuz. Lisans mezunu olup ön lisans kpss ye gidilemiyor.
0
egerbiryolcu
(27.01.26)
KPSS P3 bildiğim kadarı ile çift yıllarda yapılan lisans düzeyinde olanlara ait puan türü.
kpss'ye giriyosun genel yetenek genel kültür çözüyosun 30 türkçe 30 mat, 60 soru da tarih coğrafya ve vatandaşlık bilgisi kısmı.

sınav zor değilmiş ama her soru 1 dk olduğu için süre yetmiyormuş genelde. bu puanı alınca herhangi bi mülakata girmeden atanabiliyosun yeterli puanı alırsan. istanbulda 2024'te 85 puanla düz memurluklara atamalar olmuş diye duydum. bi ara ben de çalıştım youtube tarih matematik videoları falan izledim de çalışırken bi yandan kpss olayı aşırı yorucu olduğu için bıraktım.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
1- Lisans Diplomanız varsa Önlisans tercihi yapamazsınız +1

2- Kpss A ve B grubu sınavları (varsa ek sınavlar) mesleğinize göre değişiyor. Haliyle bunu kontrol etmelisiniz. Büyük ihtimalle B grubusunuz.

3- KPSS bil geç sınavı. Kim 500 bin ister temalı bir sınav. Ales gibi kafa yormalı değil. Haliyle çıkmış soruları gözmek faydalı. Soruyu biliyorsanız yapıyorsunuz, bilmiyorsanız bilmiyorsunuz. Memurluğun kendisi gibi. Akıl yürütme, işini yap tarzı bir şey.
+1
akhenaten
(27.01.26)
tesekkurler

onlisans gireyim mi diye sordum cunku onu yazmayi unutmusum. onlisans mezunuyum zaten bu sene bahar doneminde de lisans diplomasi alacagimn @egerbiryolcu @akhenaten

@akhenaten hocam googleliyorum hep seo icin optimize edilmis sayfalar cikiyor bir turlu anlayamadim. kpss takvimi soyle:

i.ibb.co

anladigim kadariyla a grubu bana uymuyor. o daha cok yuksek memurluk olarak algiladim. ben bilisim veya vasifsiz rolleri kovalarim. o yuzden b grubuyum. ancak gorselde de gorulebilecegi uzere a ve b grubu diye ayirmamislar, orasini tam olarak anlayamadim. bunu yazarken gptye de sordum sen KPSS
Kamu Personel Seçme Sınavı
2026-KPSS Lisans (Genel Yetenek-Genel Kültür) sinavina gireceksin diyor, teyit edebilir misiniz?
0
🌸nibba
(27.01.26)
kpss a grubu özel memurluklar ve onlar mülakata tabi olan bölümler.
siz kpss b grubu yani çift yıllarda olana gireceksiniz. mesela mühendislik, hukuk veya düz memurluk gibi işlerde kpss b grubu oluyor dediğim gibi genel yetenek genel kültür çözeceksiniz toplam 120 soru. eylül ayında olacak olan sınava gireceksiniz.

kpss a grubu şöyle mesela;
Bağ-kur Genel Müdürlüğü’nde denetmen yardımcılığı
Maliye Bakanlığı’nda gelirler genel müdürlüğü
Mali hizmetler uzman yardımcılığı
Ulaştırma Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı
Türkiye Büyük Millet Meclisi uzman yardımcılığı
Belediyelerde müfettiş yardımcılığı
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
Cevap veren herkese ek olarak.. Ne yapın edin lisans mezuniyetinizi erteleyip, önlisans mezunu olarak girin sınava. Önlisans mezunu adaylar yalnızca B grubundan tercih yapabilir. A grubu kariyer memurluk olarak geçer ve bu yalnızca lisans mezunları için geçerli. Sınava önlisans mezunu olarak girip sonrasında mühendislik okumuş ve ünvan değişikliği sınavıyla mühendis olmuş biri olarak yazıyorum bu satırları.. Başarılar..
0
xururuca
(27.01.26)
(9)

ütü alacağım philips son modelini mi alayım sondan bir öncekini mi?

Sadece soruyorum
azur 8000 serisi var: https://www.amazon.com.tr/Philips-DST8050-20-Buharl%C4%B1-OptimalTEMP/dp/B0BJQP23Y8/ref=sr_1_3?__mk_tr_TR=%C3%85M%C3%85%C5%BD%C3%95%C3%91&crid=GG8XRE4ABC7J&dib=eyJ2IjoiMSJ9.4RVp6-UcTVmsmhNtM5Lgitsyrj4IgUtcYRrcRUtkq4NgHMeb1D59Or2lCn46SbA20wDxfrFovvoZg3pboBf5fHvVztOYgqnYrwEpenZ85
azur 8000 serisi var: www.amazon.com.tr
bi de azur 7500 serisi var: www.amazon.com.tr

son modeli dakikada 85 gr buhar veriyormuş, sondan bir önceki dakikada 55 gram buhar veriyormuş. arada baya fark var ama bilemedim. baya fiyat farkı da var ama. hangisini alayım sizce?
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
ütü tefaldir. 11 senedir tık demedi. philips alanlar serviste.
0
mikahakkinen
(27.01.26)
@mikahakkinen

hocam sen bot yazılım mı kullanıyosun ütü ile ilgili duyuruların hepsinde senin tefal diye cevabın var :)

tefale baktım ama millet altından su kaçırıyor diye yorum yazmış??? benim şu an kullandğım ütüm de yere düştü ve içinden su kaçırmaya başladı o yüzden yenisini alacağım, su kaçırmasını istemiyorum.

www.amazon.com.tr
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
2013 yılında aldığım philips azur, defalarca pakdır küldür yere düşmesine, sapı mapı bütün plastik akşamı kırılmasına rağmen 2024 yılına kadar çalıştı, 2024 yılında buhar çıkarmamaya başladı (muhtemelen kireç mireç olmuştur 11 senede). buhar çıkarmadan hala çalışıyordu da rahmetli babamın yeni aldığını düşündüğüm ütüsünü buldum evini boşaltırken, o da philips, eskisini attım çöpe. bu da şimdilik taş gibi çalışıyor. babam ne zaman almıştı, kaç yıl kaç kere kullanmıştı bilmiyorum. yani ben 2013 yılından beri philips'ten memnunum.

köpeğin mabadından çıkarılmış gibi kırışıkları açmaya çalışmıyorsanız +2500 lira daha vermenize gerek yok.
+1
kibritsuyu
(27.01.26)
Mesela ben bugun utu alacak olsam, gidip bilindik bir markanin orta fiyatli bir utusunu alirim. hicbir ozelligine bakmam. 85 gram buhar vs.... bunlar ortalama bir insan icin bilgi kirliliginden baska bir sey degil.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(27.01.26)
@thetruenorthstrongandfree1

genelde ben de öyle düşünürüm ama bi defa almışken iyisini alıp 10+ yıl kullanayım dedim. son modelle bi önceki model arasındaki anlayabildiğim tek fark da son model olann daha fazla buhar vermesi anladığım kadarıyla, o yüzden sordum, son modeli belki kırışıkları daha hızlı ve kolay açıyordur. bizim evde ütü biraz önemli, sürekli ütülenecek kıyafetler giyiyoruz.
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
Sürekli ütü ihtiyacınız oluyorsa, evde ütü masasını hiç kapatmadan sabit bi yerde tutabilecekseniz buhar kazanlı ütü tavsiye ederim. Artık yeni modeller 30 saniye içinde ütülemeye hazır hale geliyor. Karım üzerimden yük kalktı resmen demişti ilk aldığımızda.
+1
antihero
(27.01.26)
Tefal sari su akitiyor
0
üğpoıuy
(27.01.26)
@antihero

Kedim çoook yaramaz ortalıkta ütü falan bırakamıyorum, zaten. Önceki ütümü de o dana koca poposuyla yere düşürdü. Bana daha portatif bir şey lazım, kazanlı ütü işine şu anda girebileceğimi sanmıyorum, açıkçası çok da bütçe ayırmak istemiyorum.
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
daha yeni azur serisi aldım, alırken sizin gibi kararsız kalmıştım; yorumlarda zaten tuhaf sitelerdeki. sondan 1 öncekini aldım bende, fena değil iş görüyor gayet
0
sweetoffice
(27.01.26)
(3)

yurt dışından türkiyeye para yollayanlar

xportant
yurt dışında yaşayan türkler yüklü para yollayacaklarında bunu nasıl yapıyor? memleketlerinden ev falan alıyorlar. swift‘ e baktım, binlerce dolar masraf kesebiliyor. bir de yurt dışına büyük miktarda para yollayınca bunu önceden bildirmek gerekmiyor mu? bildirimsiz para gidiyor mu? bunun için revol
yurt dışında yaşayan türkler yüklü para yollayacaklarında bunu nasıl yapıyor? memleketlerinden ev falan alıyorlar. swift‘ e baktım, binlerce dolar masraf kesebiliyor. bir de yurt dışına büyük miktarda para yollayınca bunu önceden bildirmek gerekmiyor mu? bildirimsiz para gidiyor mu? bunun için revolutu falan mı kullanılıyor yoksa revolut, wise vs. birkaç yüz veya birkaç bin euro / dolar için mi kullanılıyor?
0
xportant
(27.01.26)
teyzemler ev alacakları zaman 10 bin euro sınırına dikkat ederek birkaç seferde güvendikleri kişilerle nakit olarak göndermişlerdi.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
Uzerinden epey zaman gecti ama toplamda milyon dolardan fazla gondermisimdir. En yuksegi $580.000'di diye hatirliyorum. En guvenli en temiz sistem swift. Digerlerinde hep limit var. Kara para olmadigini kanitlaman icin de bir dolu da belge istiyorlar. Swift'te kimse benden bir sey istemedi. Simdi isler degistiyse bilmiyorum.
0
thetruenorthstrongandfree1
(27.01.26)
revolut'tan dolara çevirip enpara dolar hesabına gönderiyorum. başka yöntem var mı diye okumaya geldim.
0
rain when i die
(27.01.26)
(4)

Küf önleme

arbre
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
-4
arbre
(27.01.26)
muhtemelen yalıtımla ilgili bir sorun var. sen evin içinde ne kadar uğraşsan da düzeleceğini sanmıyorum.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
küfün kışla ilgisi yok aslında. tam tersine küf sıcakta daha iyi gelişir.
ama kış olduğu için sık yağmur yağıyor ve kurumuyor. o duvara da bir yerden
nem geliyor olmalı.
0
orpheus
(27.01.26)
Dış cephede sıva çatlağı var. Onu onarın.
En üst katsa çatı küpeşte kenarlarına bakın
0
Mirket
(27.01.26)
bizim ev 50 senelik. dış cephe yalıtımı yapılana kadar soğuk odalarda yoğuşma sebebiyle hem döşemede -genelde baza gibi eşya altlarında- hem de duvarlarda küf oluyordu. ev içinin sıcak havasındaki su buharı, mekanın soğuk yüzeylerinde yoğuşunca küf oluşuyor. ne denediysek kar etmedi, ta ki yalıtıma kadar. biz çok sallamasak da, amerika'da falan küften öcü gibi korkuyorlar; zira ciğerlere çok zararlı. yalıtım imkanı yoksa sık sık havalandırın ve nem emici çarelere bakın.
0
lil siztah
(28.01.26)
(15)

Psikiyatriste gidip iyileşen var mı?

rojhat
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 sea
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 seans falan. Psikolog ilaç kullanmamı önerdi bir distimi yaşıyor olabileceğimi söyledi. Velhasıl ben de bir türlü cesaret edemedim. Kişisel tecrübelerinizden faydalanmak istiyorum. Gidip de ve ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı yahut çevrenizde gördüğünüz? Şimdiden cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
+1
rojhat
(26.01.26)
Doğru ilaç düzenlemeleri ve terapilerle iyileşirsiniz elbette. Psikiyatri bir bilim dalı, tıp alanı. Hiç çekinmeyin.
Benim anlamadığım nokta bir psikolog nasıl tanı koyup ilaç önerebiliyor?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
Denemekte fayda var. Şu an olduğundan daha kötü olamazsın eğer mevzu distimiyse.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
@alice in potatoland 3 hafta gittim, zaten her seans 25 dakika sürüyordu sonra kadına ısrarla henüz psikiyatriste gitmeye hazır olmadığımı söylememe rağmen psikiyatriste gidip ilaç kullanmamı dikte etti. Ben hayır deyince de terapinin devam edemeyeceğini güya 3 haftadan sonra psikiyatrist önerisiyle devam edebileceğimi söyledi :) muhtemelen benden sıkıldı.
0
🌸rojhat
(26.01.26)
anlattığınıza göre işler pek yoluna değil, tam olarak neden psikiyatriste gitme konusunda çekince yaşıyorsunuz?

gidip de ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı? -> hocam ne yaptın... koca bir tıp alanından bahsediyoruz.
0
gitdaddy
(26.01.26)
doktordan utanilmaz, git anlat derdini.
0
designer
(26.01.26)
@gitdaddy işler uzun zamandır yolunda değil, alınganlık ve kafaya takmak daha fazla zarar görmemek için beni tam eve hapsediyor. ilaç konusundaki korkum çevremde gözlemlediğim ilaç kullananların hep ilaç kullandığı yani bu ilaçlar tedavi etmiyor mu yoksa sürekli yaraya pansumanı yenilemek mi zorundayız?
0
🌸rojhat
(26.01.26)
bunun cevabı değişken, doktora konusunu muhakkak açın ama cevaptan da ziyade:

eve hapisten bahsederken; ilacı öldüğünüz güne kadar içecek olsanız ne, 12 ay içtikten sonra gerek kalmayacak olsa ne? ne fark eder ki...
0
gitdaddy
(26.01.26)
beslenme,
uyku,
cinsel aktivite,
sosyal iliskiler,

bunlari rahat sekilde yapabilmen için,
profosyonel destek alman gerekir,

problemlerin ne kadar uzun sürede oluştuysa
tedaviside o kadar uzun sürede olmasi doğal,

hekimine güven,
tecrübeli ,cok hastasi olani tercih et.
0
designer
(26.01.26)
İlaçlar sizi mutlu edip sosyalleştirmeyecek. Genel olarak sadece devam etmenizi sağlıyor ilaçlar. Elbette ağır ilaçlar var, odak için kırmızı reçeteli bir ilaç var mesela ve felaket işe yarıyor. Lakin yan etkileri ağır ve hayatınızı o ilaca bağlı olarak geçiremezsiniz.

Ben 4 yıl psikiyatriye gittim ve bir faydası dokunduğunu düşünmüyorum. Bir ara günde 5 tane ilaç kullanıyordum. Vir işe de yaramıyorlardı. Hatta zararı vardı. Sulinex, durmadan terletiyor ağız kuruluğu yapıyor, bir tanesi felaket uyku yapıyordu. Hatta o kadar uyku yapıyordu ki göz kapaklarımı açık tutamıyordum. Sabahları da göz kapağımı açmak çok zordu. Hayatımın en zor günleriydi her sabah okula geç kalıyordum. Bunlarla cebelleşiyorum.

İlaçlarla daha mutlu biri olmadım, anksiyetem azalmadı, sosyal fobiyi yenmedim. Öyle boş boş kullanıyordum.

İki konuda yardımcı oldu ama: yeme-içme. Ağır depresif zamanlarımda ağzıma lokma girmezdi. Ne yersem kusuyordum. Doktor rexapin vermişti, bunla düzeldi. Ama bunun da arası yoktu felket yiyordum, çok kilo almıştım. Hatta o kadar kilo almıştım ki kemeri olmuyordu.

Birde kriz anları için Xanax tarzı ilaçlar. Bunlarda yardımcı olurdu.

İlaçlardan tek başına umut beklerseniz büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Bursda önemli olan iyi bir psikolojik destek fırsatlarına erişiminizin olması.

Ben devlet hastenesinde gidiyordum, seanslar 5dk falan. Hep aynı doktora giiyordum tanıyordu beni ama işte ancs bu kadar oluyordu.

okulumun sağladığı 8 seanslık ücretsiz terapi hizmeti vardı onu almıştım bir kere. Beni mecidiyeköyde özel bir kliniğe yönlendimişlerdi. Ve şunu diyebilirim ki, harikaydı. Seanslar 45 dk idi, akşam seans olabiliyordu ve böylelikle gün akışını bozmuyordu. Psikolog aşırı profesyoneldi. Her hafta oluyordu. Her şey harikaydı. 8 seans bitince devam edemedim.

Size böyle bir terapi gerek bence. Bunun için de maddiyat gerekiyor. Bunlara gücünüz varsa güzel şeyler olabilir.

Ve şunu söylemeliyim ki, pes ettiyseniz size kimse yardım edemez. Ben bu haldeydim, hayattan hiçbir beklentim yoktu. Hastalık ve ölüme takılıp kalmıştım. Ta ki psikiyatri maceram bitip yalnız başıma kalana kadar. Bir şekilde kendimi toparlamaya çalıştım. Çünkü başka seçenek *yoktu*

Son olarak, psikiyatri geçmişi olması işe girişlerde sorun çıkartabiliyor. Ben staja girerken ufak bir problem yaşamıştım. Doktora sorduğumda, asker polis olmayacaksan sorun yok demişti ama duruma göre olabiliyor. Mesela makinist olamıyorsunuz, pilotluk başvurusu olmuyor. Thy de hostes olacaksanız, son 3 yıl içinde psikiyatriye gitmeminiz gerekiyor. Böyle şartlar olabiliyor. Kimisi, hiçbir firma senin sağlık geçmişini göremez diyor ama firma senden bunu isteyince yapacak bir şeyin kalmıyor. Avukat tutup koca firmayı dava edecek halin yoksa. Bunu da aklınızda tutun. Doktorlarda ben sorumluluk alamam dediği de olabilir.

Not: Aynı doktorlar gibi sorumluluk almamak adına, bu yazdıklarım uzun süreli bir ruh hastası tarafından yazılmıştır, tıbbi hiçbir geçerliliği yoktur. Bu tarz belirtiler ile psikiyatri ilgilenir, onların sorumluluğundadır. En iyi cevabı onlardan alırsınız.

Geçmiş olsun.
+1
substituent
(27.01.26)
Sosyal anksiyeteyi psikolg da çözer, pasikiyatr da. Biri terapiyle çözer diğeri ilaçla. İkisini de dene, tarafını seç. Bir noktadan sonra iyileşiyorsun ama hayatının en güzel yıllarını telafi edilemeyecek şekilde mahfediyor. Önce kendini düşünmelisin. Seni senden başka kimse düşünmez. Kendi çıkarlarını koru, kaybettiğin günlerin telafisi olmadığını hatırla.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Çok uzun yazmışsın kardeş durumum yoktu okuyamadım:P ama ben varım. Mis gibi bir kafam ve duygudurumum var şuan. Ha kolay olmadı bu hale gelmek. Bir sürü doktor, tedavi ve ilaç denedim benim için işe yarayan kombinasyonu bulmak için. Tabii yıllar da su gibi aktı gitti o sırada.

Kendinize sahip çıkın, insan ne yapıyorsa kendine yapıyor, hem iyi hem de kötü anlamda. Güç seninle olsun.
0
tiredofwaiting
(27.01.26)
Hepinize teşekkür ederim.
0
🌸rojhat
(27.01.26)
ben 4-5 ay kadar, depresyon ve gerginlik için antidepresan kullanmıştım.
bu ilaçların yan etkilerinin oldukça zararlı olduğunu biliyorum.
özellikle cinsellikle ilgili fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyor.
bende de öyle bir şeye neden oldu.
ama toparlamıştı beni.
yan etkisinden dolayı ve iyi olduğumu düşünerek ilacı bıraktım.
ama beni hasta eden ortamda olmaya devam ettiğim için ilacı bıraktıktan sonra tam iyileşemedim.
o ortamdan ayrılınca tamamen iyileştim.

terapiye gitmeniz daha iyi olur bence: ilaç tedavi etmez, belirtileri geçici olarak ortadan kaldırır, ve iyileşmeye yardımcı olur.

ruhsal sorunların çözümü bizi hasta eden düşünceleri değiştirmektir. bunu da terapiye giderek yapabiliriz.

ama gitmekle bitmiyor tabii: önce sorunu kabullenmek, kendinle yüzleşmek, değişme cesareti göstermek gerekiyor.
0
santimantal
(27.01.26)
depresyon gibi şeyler bir anda geçmiyor. bir sürece yayılıyor.
bir günde iyileşmeyip o gün iyileşmediği için daha kötü hissedip daha da geriliyor insan. böyle bir kısır döngüsü var.
iyileşebilmek için mutlaka terapi ilk seçenek olmalı bence. iyi bir bilişsel-davranışçı terapi insanı düzeltebilme ve hatta uçurma potasiyeline sahip.
ben ilacı çok çok kötü durumdaysam ve acil bir durum varsa kullanırdım. veya insanlara ya da kendime zarar verme ihtimaline karşı, yahut da hastalık bana kalıcı zarar verecek bir noktada olsaydı.
bir önerim de, kendinizi bir işe verin: bir hedef belirleyin. o işle uğraşmak bizim düşünce sistemimize iyi geliyor. öz saygımız, öz güvenimiz artıyor ve iyileşiyoruz.
mutlaka hareket hâlinde olun. hareket kesilince insan mahvoluyor. çalışın, spor yapın, dans edin, uğraşın. zor gelse de yapın, bedeninizle ilgili kaygılarınız varsa bile bir miktar yapın, o şekilde iyileşiyor insan.
ben bir ara ruhsal çöküş yaşamıştım ve eklemlerim ağrıyordu, bedenimle ilgili kaygılar ve sıkıntılar beni hareketten mahrum ediyordu. durdukça daha da depresif oluyordum.
geçmiş olsun.
0
gijilti
(27.01.26)
kendimi aşırı öfkeli ve kaygılı hissettiğim bir zamanda gitmiştim 2 yıl falan önce. işyerinde yaşadığım öfke patlamaları filan bayağı canımı sıkıyordu. 9-10 ay kadar ilaç kullandım, baya iyi geldiğini kaygılarımı %70-80 oranda azalttığını, kendi çabam ve değişme isteğimle birlikte insan ilişkilerimde bariz düzelme olduğu söyleyebilirim. öfke patlamaları bitmişti. bazı nedenlerle artık devam etmek istemedim ve düzeldiğimi de düşünüyordum o nedenle bıraktım. doktor bu tedavilerin 1-1,5 yıl bazı durumlarda ise 2-2,5 yıl devam etmekle birlikte uzun süreli olumlu etki gösterdiğini anlatmıştı. ilk 18-20 gün yan etki olarak biraz uyku yapıyor, sonra o uyku etkisi geçiyor, 1-2 ay sonra da etki göstermeye başlıyor. sabırlı olmak lazım. doktor 6 ay sonra gerçekten olumlu etkisini göstereceğini söylemişti öyle de oldu bence. ilacı mutlaka her gün aynı saatte veya yakın saatte içmen lazım. ilacı atladığında düzenli içmediğinde etki göstermez veya gün içinde tansiyon düşüklüğü veya baş dönmesi vs yapar. bence kendini iyi hissetmiyorsan doktora git. ilaç içmek istemiyorsan yine içme ama en azından bi git görün. en doğru bilgiyi doktor verecektir.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
(6)

Araba alma ikilemi

arbre
500 tane sordum ama geldiğim nokta şu.Ben otomatik araba almak istiyorum. Krediye bulaşmadan. Şu an alabiliyorum ama birikimim sıfırlanır. Bunu istemiyorum. 100 200 bin TL kalsın istiyorum. Bunu dikkate alınca şu an alamıyorum. :D Ama şu an 300 bin TL'ye güzel ama manuel araba alabiliyorum nakit. Ne
500 tane sordum ama geldiğim nokta şu.

Ben otomatik araba almak istiyorum. Krediye bulaşmadan. Şu an alabiliyorum ama birikimim sıfırlanır. Bunu istemiyorum. 100 200 bin TL kalsın istiyorum. Bunu dikkate alınca şu an alamıyorum. :D Ama şu an 300 bin TL'ye güzel ama manuel araba alabiliyorum nakit. Ne yapsam? Zaten ilk arabam olacak. Manuel alıp takılsam mı beklemeden?

Ama manuel iyi kullanamıyorum. Otomatik iyi kullanıyorum. Çıkamadım işin içinden. Siz olsaydınız ne yapardınız?

Arabayla ne yapacaksın derseniz havuza, spora giderim, avm'ye kafeye gidip kahve içerim, ne bileyim bir kızla buluşacak olsam daha iyi. Teşekkür.

Bir de yaşadığım yerde çok trafik var. Bomboş yol yok. Gece bile trafik var. Akşam 6 7 dur kalk yapıyorsun 100 kere.
-3
arbre
(26.01.26)
Öncelikle araba almadan hayatını sürdürebiliyorsan, eksikliğini çok hissetmiyorsan kesinlikle araba almamalısın. Ne alırsan al mutlaka zarar edeceksin, öyle düşün. Arabayı satın almak yetmeyecek, yürütme maliyetleri de epey yüksek. Sigortası, vergisi, bakımları... Yakıt konusuna gelmedik bile. Yok eğer illa alacağım diyorsan o fiyat skalasında zaten epey yaşlı, kmsi yüksek bir araba bulacaksın. Otomatik vites kesinlikle saatli bomba olur senin için. Çıkabilecek en ufak bir şanzıman arızasında arabaya ödediğin paranın yarısı kadar bile masraf açabilir başına. Manuel viteste çok büyük masraf çıkmaz en azından. Motor, şase, mekanik vs düzgün bir japon bul, düz vitesi de öğrenmiş olursun hem. Bir de düz vites araba çok keyiflidir, acemiliğini attıktan sonra bu dediğimi anlayacaksın.
0
kemalettintugcu
(26.01.26)
Birikimin sıfırlanmiyor farkindasin di mi? Sadece sekil degistiriyor. Ve hatta belki de daha isine yarar hale geliyor. Ustune binilen birikim en sevdigimdir.
0
duster
(26.01.26)
kemalettintugcu, benzinli otomatik 150 200 bin km bulabiliyorum. Yılda 10 bin km yapsam 5 yıl götürür. 5 yılda 200 bin km çok arıza çıkarmaz diye düşündüm.

Dediğin çok cazip ama manuel iyi kullanamıyorum sıkıntı o. Otomatiğe alıştım.
-3
🌸arbre
(26.01.26)
www.sahibinden.com

Güzel dediğim sorunsuz Güney Kore falan, Kia, 130 bin km düşük bence

www.sahibinden.com

Denk geliyor arada
-2
🌸arbre
(26.01.26)
Param yoktu, döküntü 27 yaşında bir arabam vardı. Galeriye verdim üzerine 80 bin daha verdim 30 yaşında corsa aldım. Çok memnunum, şehirlerarası yol gidebiliyorum. Bana da çok arızası olur vb dediler ama ustama sordum, saat gibi al sana yeter dedi. Şehir içi dolanıp duruyorum, döküntü arabam için alma demişlerdi o bile 3 yıl taşıdı beni. 52.5bine almıştım, 120 civarına saydılar. O bile kendince değer kazandı.manuel tabii
Ben otomatikten geçtim manuele. Yaş 40 şoförlük deneyimi 1 yıllık otomatik arabada. Sonrasında Manuel ve çok yaşlı bir araba. Olsun kimseye muhtaç olmadığım gibi başkalarının bile işini gördüm. Kamyonet şasesinde minnak bir minibüstü. Karavan yapmışlar arkasını.
0
strawberry first
(27.01.26)
bence araba senin için şu an acil ihtiyaç değil. mevcut paranı yatırıma koyup arttırmaya çalış ve bu arada çalıştığından elde ettiğin paranı birikime eklemeye devam et. 1 yıl sonra sana sorun çıkarmayacak düşük km otomatik bir araba al.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
(10)

Borçlarımı ödeyemiyorum

nanay
150 binlik aylık ödemesi 12800 olan kredim var, 150 bin kredi kartı borcum var eksi 100 bin de eksi hesap borcum var bir de arkadaştan aldıgım 90 bin lira borcum var artık çarkı döndüremiyorum. Yaklaşık değeri de 400 ile 500 arasında değişen bir arabam var sizce ne yapmam gerekiyor. Borçlar hepsi bo
150 binlik aylık ödemesi 12800 olan kredim var, 150 bin kredi kartı borcum var eksi 100 bin de eksi hesap borcum var bir de arkadaştan aldıgım 90 bin lira borcum var artık çarkı döndüremiyorum. Yaklaşık değeri de 400 ile 500 arasında değişen bir arabam var sizce ne yapmam gerekiyor. Borçlar hepsi boktan sebeplerden kaynaklı
0
nanay
(26.01.26)
Yani cevap belli, arabayi panik moduna girmeden satip oldugu kadar kapatin. Aylik duzenli geliriniz varsa, 3-4 ay detox modu mu dersin rahip modu mu dersin oyle birseye gecip borclari kapatmaya devam edin.
+1
mbond
(26.01.26)
Sorun şu ki arabayı hemen satabilecek miyim onu da bilmiyorum
0
🌸nanay
(26.01.26)
yapılandırma konusunu araştırabilirsiniz. tabii araba da ekstra masraf sonuçta. hemen satılabilir tabii belli bir miktar ucuza koyarsanız.
0
biravekahve
(26.01.26)
Öncelikle faizler indirimi muhtemelen önümüzdeki ay pas geçecek. Buda borcunuzun dahada büyeceği anlamına gelir. Ayrıca asıl olay faizlerin düşmesine rağmen k.kartı faizlerinin yetirince düşmemesi ve kart faizini uygulanan %15 ek vergi masrafı.

Aracınızdan memnunsanız mümkün olduğunca satmamaya çalışın, neden diyorum çünkü elinizde dolar olduğunu varsayın bir develiasyon olursa yerine koyamassınız.

Yapacağınız,

Mümkün olduğunca harcamalarınızı kısıp, kart borçlarını hesap özeti Max 25.000 kalacak şekilde ödemek. Çünkü belirli bir tutarın üzerindeki hesap bakıyelerinde faiz dahada yükseliyor.

-Bu süreçte imkanınız varsa tl borç almaya çalışın.
-İntiyaç kredi kampanyalarını takip edin, bazen çok uygun kampanyalar oluyor.
-yine imkan varsa ek bir iş yapmaya veya gelir kaynağı bulmaya çalışın
0
Rao
(26.01.26)
Oncelikle gideri tika. Borca sebep olan sey tekrarlamasin.
+2
osssy
(26.01.26)
bak kral, arabanı sat, arkadaşına borcunu öde. toplumda güven ve itibar çok önemlidir. kalanla da kredi kartı borcunu ve ek hesap borcunu kapatmaya çalış.
aylık kredili borcun için banka ile görüş borcunu yapılandır. aylık ödeyebileceğin taksitlere indirge. harcamalarını kıs, sadece ihtiyaçlarına para harca. isteklerini borcun bitene kadar ertele.
kolay gelsin.
+3
Leonardo~Da~Vinci
(26.01.26)
bu zamanda çıkarıp şak diye 90 bin veren kişi gerçekten hakikatli bir arkadaştır. arkadaşını, sana olan güvenini ve şahsi itibarını kaybetmemek adına ödeme önceliğini arkadaşına vermelisin.

bu zamanda battı balık modu çok tehlikeli bence, 200 300 liradan ne olacak ki deme, içtiğin kahve hatta sigara bile borç aldığın kişiye bir ayıp bence. lüksleri sıfırlayıp gereksiz harcamaları minimuma indir, kredi için yapılandırma ya da erteleme talep et. kredi kartını da asgari ile çevir ama arkadaşını ihmal etme,

sanal kumar, bahis şu bu varsa da bir yazılım sana neden para kazandırsın diye kendi kendine 7/24 sorgula. her zaman kasa kazanır nihayetinde
+3
fatihdr
(27.01.26)
kredi kartı + kmh ı yapılandır. en fazla taksit kaç oluyosa onu kabul et. giderlerini sıfırla. hayati olmayan dışında harcama yapma. arkadaşın zaten acilen istemez. diğer borçlar biraz azalınca arkadaşınınkini de ödersin. o acilen istemez bence.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
Bunu kisa surede temizlemek istiyorsan arabani satmak zorundasin. Ozellikle faizli olanlari once kapatmalisin.

Arabayi satinca, eksi hesabi kapat 100k, kredi kartini kapat 150k, arkadasinin borcunu kapat 90k.

Geriye 12800 odemeli kredi kalir.
0
thetruenorthstrongandfree1
(27.01.26)
gelirinden ve aylık sabit masraflarından bahsetmemişsin. ama aylık sabit gelirin 50-60 gibi birşey ise ve ufukta süpriz bir iş para beklentisi yoksa arabayı satıp borçları kapatmak dışında bir yol gözükmüyor.
0
orpheus
(27.01.26)
(6)

QQQM almıştım 300 bin liralık, altın ve gümüş uçarken yerinde sayıp durdu. Gümüş ne olur bilmem ama altın devam eder. Satıp altına mı geçsem?

santimantal
Amerikan borsasından anlamıyorum.Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.Şimdi bakıyorum:- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.- Altın %120Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsa
Amerikan borsasından anlamıyorum.
Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.
Şimdi bakıyorum:
- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.
- Altın %120
Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.

Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsam? Gerekçesiyle yazarsanız sevinirim. :)
Bu akşam kararımı vermem lazım.
0
santimantal
(26.01.26)
Sepet yap.

Şu an dünyanın başında bir tane deli var. Sözü sözüne uymuyor ve ağzından çıkan her söz dünya siyasetini ve ekonomisini şekillendiriyor. Yarın ne yapacağını, ne diyeceğini yakın çevresi dışında kimse bilmiyor. Böyle bir ortamda bir tek ata oynamak büyük kumar olur bence. Sepet önerim ondandır.
Yarın 'Çinle anlaştık, Dünyayı aramızda paylaştık.' dese de şaşırmam, Çin, 'Yeter ulan yaptıkların.' deyip, Basra körfezine bir uçak gemisi yollasa da şaşırmam. Çivisi çıktı artık her şeyin.
0
Mirket
(26.01.26)
vallahi aynı dertten muzdaripiz. bir miktar qqqm aldım öylece duruyo. tunç hoca altın gümüş aşırı alım bölgesinde dediği için almadık faizde kaldık nerdeyse 700k öylece tl de kaldı. altın gümüş almıştım da onları çok az almıştım ne yazık ki.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
@Sadece-soruyorum,
TL'de asla kalmamak lazım. Faiz, dolar bazlı varlıklara göre hem çok daha az kazandırıyor hem de diğer şeyler yükselirken insanın psikolojisi bozuluyor.
Ben TL'de kalmaktan, faiz yüzünden çok para kaybettim. Kaybedince kumarda kaybedenler gibi telafi etme ümidiyle BİST'e girdiğim oldu ve orada daha fazla kaybettim. En baştan altına yatırım yapsaydım hem sağlığımı kaybetmeyecektim hem de paramın değerini korumuş olacaktım. Artık elime geçen ve lazım olmayan her parayı gram altına çeviriyorum düşük yüksek demeden. Kafam da rahat. Ben elimde TL olsa şimdi bile altına geçerdim. Eninde sonunda TL'nin devalüe olacağını düşünüyorum. Hani diyorlar ya: Sen doları bırakmazsan o seni bırakacak, diye. Yüksekten atın alınca zarar olacaksa bile dolar adil değerine gelince zaten yine kâra geçilmiş olur. Bir de Trump ABD'nin başında oldukça dünyada gerginlik bitmez, bu da altını yükseltir.
Not: Yatırım önerisi değildir. :)
+1
🌸santimantal
(26.01.26)
Abi böyle şunu övdüler ona gireyim bunu övdüler ona gireyim şu yükseldi ona gireyim riskli bir olay.
En mantıklı yatırım aracı uzunca sürece devam edeceğin araçtır. Bu altınsa altın yap, bu yurtdışı borsasıysa onu yap. Ama devam et yani.
Bak msci world aldım, 2021 başı. 3 ay sonra düştü. Gene aldım. Bir kere kendime "acaba çekip başka şeye mi yatirsam" sorusu geldi ve o noktada psikolojiyi anladım. Ve o zamandan beri bir saniye bile çıkmayı düşünmedim.
Yazdıklarınızdan okuduğum siz o an ne yükseliyorsa ona girmeye çalışıyorsunuz, bu biraz piyasayi zamanlamak. Bunu sürekli başarılı yapabiliyor olsanız zaten bize sormaz broker olurdunuz. Koskoca Buffett bile yapamıyor.
Benim size tavsiyem herhangi bir şeyi satmayın ama yatırım yapın. Mirket zaten sepet demiş, ruh sağlığı için bile daha iyi yani.
Bir de gümüş vs diyorsun yükselirken almak iyidir de kar realize edebilecegine bu kadar da emin olmamalı insan. Sadece bir günlük bir habere bakar gümüşün tepetaklak olması.
Ben olsam bir yatırım türü seçerim (yüzde 20 bist 30, yüzde 35 yabancı borsa, yüzde 15 döviz, yüzde 30 altın vs neyse) ve buna uyarım ve sürekli ne yükselmiş ne alcalmis pesinde kosmam.
Kendi fikirlerim tabi.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
trend neredeyse para orada kazanılır.
Bunun hangi yatırım aracı olduğu farketmez
Trump gidene, Fed faiz indimleri bitene kadar emtia super döngüsü devam etmesi bekleniyor.
Bununla birlikte yeterli bilgi varsa diğer yatarım araçlarındada fırsatlarda kısa vadeli trade edilir.
Berk dinçtürkü takibi tavsiye ederim.
0
Rao
(27.01.26)
ya karmaşık yatırım sepetlerine gerek yok. köydeki ilkokul terk amcan gibi varını yoğunu altına gömeceksin. analizlere bakıp içini mi rahatlatmak istiyorsun. gir bak altının grafiğine. abi yatırımdan anlamıyorsan altına basacaksın işte niye kafanızı bulandırıyorsunuz. 80 yıldır bunu yapıyor anadolu insanı. bi tek siz beyaz yaka öğrenemediniz.
+2
plastic_angel
(27.01.26)
(6)

uyku kalitenizi arttıran neler var?

duyurukullanıcısı
son zamanlarda zor uyuyup, dinlenmemiş kalkıyorum. ortalama yatak yastık vs sahibim.yatağı değiştiremem ama yastık, örtü veya pijama vs değiştirsem uyku kalitem artar mı?otellerde falan da pek rahat edemiyorum mesela.
son zamanlarda zor uyuyup, dinlenmemiş kalkıyorum. ortalama yatak yastık vs sahibim.

yatağı değiştiremem ama yastık, örtü veya pijama vs değiştirsem uyku kalitem artar mı?
otellerde falan da pek rahat edemiyorum mesela.
0
duyurukullanıcısı
(26.01.26)
temiz hava, dertsiz bir zihin, sigarasız bir yaşam, akşam hafif bir yorgunluk (tempolu yürüyüş sonrası bir duştan kalan)
0
erty_ksk
(26.01.26)
yastık olarak şunu kullanıyoruz çok memnunuz, 2 tanesi 580 tl

www.madamecoco.com

yatağın çok eski değilse ondan olmuyodur bence rahatsızlık. yamuk yumuk uyuyorsan ondan olabilir. uyuduğun oda çok sıcaksa ondan olabilir. uyumadan önce ben bu aralar kitap okumaya başladım, telefonla çok uğraşınca ben kolay uyuyamıyorum. bi de uzun zamandır kahve içmiyorum akşamları, çayı da bırakmak istiyrum da henüz başaramadım, açık çay içiyorum.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
Yattığınız odaya bir higrometre koyup nem oranını ölçün. 40 ın altındaysa zor uyur, 65 in üstündeyse dayak yemiş ya da gece boyu taş taşımış gibi uyanırsınız.

Ayrıca daha önce sorduğumda chaygptnin bana önerileri şunlardı.
Saat 16 dan sonra çay ve kahve içme,
1 saat önceden ekran orucuna başla.
Ilık duş al.
Yatak odanda loş sarı ışık olsun.
Bir saat erken yatıp yatakta kitap oku.
İki dakika süreyle 4-7-8 nefes egzersizi yap.
+1
Mirket
(26.01.26)
psikiyatristin yazdığı uyku hapı
+1
yurtsuz john
(26.01.26)
Hava temizleyici
0
bepicolombo
(26.01.26)
Öncelikle karanlık ve sessiz ortam. Göz bandı kullanabilirsiniz. Odanın oksijeni iyi olsun. Pencereyi 1 parmak falan aralık bırakırsanız iyi olur. Tek yastık yerine çok yumuşak 2 ya da 3 yastık. Kalın olmasa da ağır bir yorgan. Yatmadan 3-4 saat önce sıvı almayı kesin.
0
ground
(26.01.26)
(9)

İlk yardım eğitimi almış olan var mı?

tiredofwaiting
Dün uçakta yanımda biri bayıldı, çok çaresiz hissettim, kabin görevlilerinin bilgisinin yetersizliğini görünce daha da aklım başımdan gitti.Eğer herhangi bir ilkyardım kursuna gittiyseniz bilgi verebilir misiniz? Ücreti ne kadardı, ne kadar sürdü, neler öğrettiler vs.
Dün uçakta yanımda biri bayıldı, çok çaresiz hissettim, kabin görevlilerinin bilgisinin yetersizliğini görünce daha da aklım başımdan gitti.

Eğer herhangi bir ilkyardım kursuna gittiyseniz bilgi verebilir misiniz? Ücreti ne kadardı, ne kadar sürdü, neler öğrettiler vs.
0
tiredofwaiting
(25.01.26)
İşyerine söyle, illa sertifika alıyorlardır çalışanlar için. Seni de eklerlerse bedava almış olucaksın.
+1
Bruce
(25.01.26)
Ben aldım. Meb öğretmenlerine bu eğitimi veriyor. Ben iki defa aldım.
En önemli konular;
Temel yaşam desteği: kalp masajı ya da şok cihazı kullanımı, yetişkinlerde, çocuklarda ve bebeklerde ayrı ayrı anlatılıyor.
Kalp krizi, suda boğulma, boğaza cisim kaçması, göğüs yaralanmaları, kesici delici aletle yaralanmalar, kırık çıkıklar, nöbetler, zehirlenmeler vs. bunlar anlatılıyor.
+2
rodeocu
(25.01.26)
halk eğitim merkezine kurs açılması için başvuruda bulunabilirsiniz. yeterli sayıda başvuru olunca açıyorlar direkt. yeter sayı da 10du sanırım.
+1
antihero
(26.01.26)
Daha önce en az üç kez farklı zamanlarda direk yerinde ve en az bir gün süren ilk yardım eğitimlerine katıldım işim icabı, en profesyonel olanında yani. Ancak şunu söylemeliyim sizinle aynı durumda bir vakaya rastlasam şu an ne yapacağımı bilemem. Ya da çok unutkan bir yapım var bilmiyorum. Sorunuza cevap değil ancak paylaşmak istedim ancak siz tabiki öğrenin.
+1
va
(26.01.26)
istanbulda halk eğitim kursunun benzeri olan ismek var. ben ve eşim orda aldık kursu. şirinevler şubesindeydi, hoca da çok güzel anlatıyordu. ama va'nın dediği gibi ben de şu an biri bayılsa panik olup ne yapacağımı bilemem. yine de kursa gitmek gerekiyor +1 benim gittiğim ismek olduğu için ücretsiz bu arada.

ama sağlık bakanlığının verdiği kurslar da varmış ücretli mi bilmiyorum. sağlık bakanlığından kurs alanlarda ilkyardımcı kimliği veriliyormuş bu sayede onların ilk yardıma ihtiyacı olan herkese müdahale etme yetkisi oluyormuş. benim gittiğim kurs sadece öğretici, gidip birine kendi kafana göre kalp masajı falan yapma yetkisi vermiyor. en fazla evin içinde kendi akrabanın başına bi şey gelirse falan yapabilirsin. ya da evde kendi bebeğinin boğazına bişey kaçarsa falan müdahale edebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
İSMEK kursuna katıldım. Belediye verdiği için ücreti yoktu ama Sağlık Bakanlığı onaylı kimlik kartı için paralı kursa gitmek gerekiyor bize verdikleri MEB onaylıydı. Kalp masajı ve Heimlich manevrasını uygulamalı olarak gördük, yaralı taşıma, ne zaman turnike yapılmalı gibi konuları sözlü olarak gördük.
0
peki madem
(26.01.26)
İş yerinde bir kişide mutlaka olması gerektiği için eğitim aldım birkaç kez almam gerekti hatta sürekli yönetmelik değiştiği için.
En son geçen ay bir eğitime katıldım aldığım verimli eğitim buydu fiyatı da makul, eğitmenler de çok iyi, 3 ya da 4. ilkyardım eğitimimdi ilk kez gerçekten verim alarak geçirdim bu süreci.
Kesin karar verdiğinizde mesaj atın şirketi ve bendeki numarasını paylaşırım sizinle.
0
mutekebbir
(26.01.26)
Kursa gidene kadar biraz bakayım derseniz şuradaki belgeler işinize yarar:
www.afad.gov.tr

Bir de şu uygulama var: play.google.com
(Türkçesi de var) Ama acil bir durumda uygulamaya gir, ne yapman gerektiğini ara, uygula ne kadar pratik olur bilmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(26.01.26)
sertifika kursu 2 tam gün sürdü diye hatırlıyorum. ilkyardımın ne olduğu anlatılıyor. ne yapılması daha da önemlisi ne yapılmaması gerektiği anlıyorsunuz. olaya ilk müdahale anından ekip gelene kadar geçen süre ile ilgili bilgi alıyorsunuz. eğitimler uygulamalı oluyor. sunni solunum, kalp masajı, hemlich manevrası, kalp şok cihazı(oed) kullanımı, kan durdurma teknikleri, yaralıyı güvenli bölgeye taşıma gibi kritik bilgiler veriliyor. kurs esnasında ilçe sağlıktan gelip denetliyorlar. sonra kurs sizi sağlık müdürlüğüne bildiriyor ve bir hastanede test ve uygulamalı sınava tabi oluyorsunuz. başarılı olursanız sertifka veriliyor. ücretini şirket karşıladı ama yüksek değildir muhtemelen.
0
surprise
(26.01.26)
(8)

Kadın kuaförü sorusu

muhayyer divan
Selam kadınlarBugün kuaföre saç yıkama ve kırık fön için 700 tl verdim. Kazık mı yemişim? Sizin oralarda nasıl bu ücretler?
Selam kadınlar

Bugün kuaföre saç yıkama ve kırık fön için 700 tl verdim. Kazık mı yemişim? Sizin oralarda nasıl bu ücretler?
-1
muhayyer divan
(21.01.26)
geçtiğimiz ay saçımı kestirmek için çevrede kuaför aramaya başladım. 2500 - 400 tl aralığında değişiyordu fiyatlar. gidip bi mahalle arası kuaför buldum 400e kestirdim en sonunda. yani kuaföre bağlı yerine bağlı
0
isimsizbiri
(22.01.26)
benim hanım makine aldı çinden, kırıklarını alıyor. saç maşası gibi ama içinde bıçakları var. adı sanı belli markalarda öyle bi alet de yok. nasıl güvendi de saçlarını riske attı bilmiyorum ama iki yıldır kuaföre gitmedi hiç.
+1
antihero
(22.01.26)
artık kuaföre girince fiyat sormak gerek , 20 yıllık kuaförüm her gittiğimde farklı fiyat söylüyor . son gittiğimde fön 300 TL olmuştu .
yıkama + fön için çok fazla 700 TL
+1
devilone
(22.01.26)
Mahalle kuaföründe geçen ay aynı işleme 700 ödedim, kazıklanmamışsınız yani fiyatlar bu bantta.
0
purplee
(22.01.26)
Pahalı bence. Fön değil de kesim olsa normal derdim.
0
ekimoloji
(22.01.26)
Bölgeye göre değişiyor +1
Beyoğlu'nda yıkamasız düz fön 600'e çektirmiştim, Bayrampaşa'da 300, geçen Mecidiyeköy'de ara sokakta bir yerde 200'e çektirdim.

Olabildiğince Beyoğlu'na bırakmamaya çalışıyorum, fön için çok fazla çünkü bu ücret bir de iki aydır falan gitmedim artmıştır muhtemelen.
0
mutekebbir
(22.01.26)
geçen yıl saçımı kestirmek için kuaför arıyordum genelde 500 tl dediler. mahalle arasında fön çekip dümdüz kesen bir kıza 150 tlye kestirdim. bu yıl aynı kıza 400 tl ye kestirdim hiç de güzel olmadı, saç kesmeyi bile bilmiyor sadece dümdüz kesebiliyor :D

her konuda fiyat algımızı kaybettiğimiz için 700 tl ye fön çektirmek de pahalı mı ucuz mu pek anlayamıyoruz. normalde çok pahalı derdim ama diyemiyorum.
0
Sadece soruyorum
(22.01.26)
Geçen yıl leventte kestirdim. 1500 ödedim. Acelem olmasa daha ucuzunu bulurdum.
Bu tıl küçük bir köydeki kuaföre 600 tl ye kestirdim.
0
Kahvedesu
(22.01.26)
(2)

doğum günü planı- seyahat içerir

denef
merhaba duyurunun gezgin ve gurmeleri. mart sonunda eşimin doğum günü, bu sebeple bu sene biraz farklı bir kutlama yapalım diye düşündük. şuan 6 kişi -her an 8 olabilir- kişilik bir arkadaş grubuyla yemek içmek ve eğlenmek için belgrad a gidelim diyoruz. eşimin haberi olmadığı için tüm organizasyonu
merhaba duyurunun gezgin ve gurmeleri. mart sonunda eşimin doğum günü, bu sebeple bu sene biraz farklı bir kutlama yapalım diye düşündük. şuan 6 kişi -her an 8 olabilir- kişilik bir arkadaş grubuyla yemek içmek ve eğlenmek için belgrad a gidelim diyoruz. eşimin haberi olmadığı için tüm organizasyonu ben yapıyorum. belgrad'ı seçmemizin sebebi gruptaki herkeste shengen olmaması.
özetle mart sonunda gidip 3 gün kalacağımız bu şehirde neler yapmamızı önerirsiniz.
elektronik müzik tercih etmiyoruz ama gece eğlenmek istiyoruz. güzel yemekler yemek ve güzel yerlerde konaklamak istiyoruz (airbnb olabilir) ya da son gün başka bir şehre de geçebiliriz eğer önerirseniz. Rota hakkında ve bu saydığım konularda nokta atış yapmama yardımcı olursanız minnettar olurum. sevgiler
+1
denef
(21.01.26)
Bence aradığınız şey Lafayette.
Orada arkadaşının doğum gününü kutlayan amcam önermişti, birkaç yıl sonra ben de gittim çok yorgun olduğum için verim alamadım çabuk çöktüm ama gece boyu bitmeyen etkinlikler silsilesi.
Şovlar, müzisyenler, danslar çok etkileyiciydi.
0
mutekebbir
(21.01.26)
belgradda cumhuriyet meydanında ulusal müze var, bi de nicola tesla müzesi var. bu ikisi ünlü.

2 tane ünlü kilise var, biri sava kilisesi, diğeri saint mark kilisesi.

2 tane ünlü olduğunu bildiğim restoran var, biri little bay burası ingiliz tarzı bir akşam yemeği restoranı, akşamları piyano çalıyolar, bir defa opera nighta denk geldim tatlı bir kadın opera söyledi. diğeri de lorenzo kakalamba, burası kendine özgü bi yer değişik bi dekorasyonu var. bence tatlı bi mekan.

bi de kalemegdan kısmı var, parkın içinden yürüyüp tuna ve sava nehirlerine bakıyosun manzaralı. bu saydıklarım genelde birbirine yakın yerler. son olarak da bunlara biraz daha uzak olan zemun bölgesi var. orda da kiliseler vs var saat kulesi gibi bi şey var. yine manzara var.
0
Sadece soruyorum
(22.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(4)

Yaklaşık bir yıl önce, birine bilmemesi gereken bir şey söyledim.

kiminromeosu
Çok pişman oldum. Oldukça özel bir bilgiydi, çok zayıf hissediyordum, ağzımdan çıkmaması gerekti ama çıktı. Kendimi suçluyorum, bu bilginin yayılıp muhatabı olan kişinin kulağına gitme ihtimali beni çıldırtıyor.Nasıl geçer bu his :(
Çok pişman oldum. Oldukça özel bir bilgiydi, çok zayıf hissediyordum, ağzımdan çıkmaması gerekti ama çıktı. Kendimi suçluyorum, bu bilginin yayılıp muhatabı olan kişinin kulağına gitme ihtimali beni çıldırtıyor.

Nasıl geçer bu his :(
0
kiminromeosu
(15.01.26)
Olan olmuş artık yapabileceğin bir şey yok. Hataysa hata de geç. Çok üzerinde durup düşünmemeye çalış. Sakınan göze çöp batar. Olmamış bisey için bugünü zehir etme. Olursa napacagini o zaman düşünürsün. Ölümden başka herseye çare var
+1
rabitelli
(15.01.26)
benim de bu hissi yaşadığım çok oldu. şimdi ise hiçbirini hatırlamıyorum bile. sen de unutursun zamanla. sallaa... kim bilir kimler bize hangi söylediğinden pişman oldu. biz onları da unuttuk.
+1
art cat chocolate
(15.01.26)
"özel bilgi" öyle geniş bir kavram ki... özel bilgiyi sizinle paylaşanla olan ilişkiniz, sizin özel bilgiyi paylaştığınızla ilişkiniz gibi birçok parametre var bunun değerlendirilmesinde.

ancak özel bilgi diyince açıkçası benim aklıma bir üçüncü kişinin hayatını etkileyecek bilgi geliyor. bir çocuğun evlat edinildiği bilgisinin ailesinden önce üçüncü bir kişi tarafından çocuğa rencide edici bir şekilde söylenmesi gibi. "özel bilgi"yi bu şekilde yorumlayınca ben de muhatabı haberdar edilmelidir diye düşünüyorum. hatta yuh, insan bunu yaptığını bir sene boyunca nasıl söylemez diye düşünürüm.
+1
tnz
(16.01.26)
benim de böyle yaptığım olmuştu. bunu hatırladıkça kendine şunu söyle "evet bu korkuların bana gelmesi normal, bu korkuları itmiyorum kabulleniyorum, ama bunlar kötü duygular değil normal duygular, ama ben kendimi bu konu ile yormayacağım, buna üzülmeyeceğim ve geçecek"

ayrıca ortaya çıkacak olsa 1 yılda ortaya çıkardı baya zaman geçmiş
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
(9)

Alkolsüz üst düzey restoran (İstanbul)

yadigar
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğ
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?

Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğiniz? Balıkçı da olabilir. Mutfak fark etmez aslında. Restoran/Kafe türü olmasın ama. Bildiğimiz fine dining…
-2
yadigar
(15.01.26)
Seraf Restaurant -Bagcilar
Natolia- Başaksehir

Fine dining diyemeyiz buralara ama anadolu lezzetlerini harmanlayan , yurtsidisidnan misafir goturulebilecek ambiyansi nispeten iyi yerler.

Daha var da çoğu alkollü.
0
ırene adler
(15.01.26)
Seraf Vadistanbul’dakini biliyorum. Fena değildi, olabilir. Ama alkollüydü. Bağcılar’daki alkolsüz mü?

Zeferan diye bir yere rastladım internet aramasında. Azerbaycan mutfağı. Ortamı nasıl? Bilen var mı? Alkolsüz mü?
0
🌸yadigar
(15.01.26)
beyoglu haci abdullah. osmanli mutfagi, alkol yok.
yemekler iyidir, "fine dining" icin yeterli midir bilmem ama istanbul'un en eski koklu restaurantlarindan biridir.
riske girmek istemedigim zaman ben misafirleri oraya gotururum.
+1
cooperr
(15.01.26)
Yok, fine dining aradiginiz sey mi peki… Üst düzey restaurant başka fine dining başka bir konsept… Şarap ya da alkolsüz içkilerle tabaklar eşleştiriliyor, günler saatler harcanan tabaklar ve eşleşmeler… Onu da ayranla yapmıyorlar takdir edersiniz ki… Hacı Abdullah artı bir.
+4
buf-e kür
(15.01.26)
Aklıma (bkz: kaşıbeyaz) ve (bkz: lacivert) geliyor ama oraları da alkollü. Çok rahatsız etmeyen bir alkol ortamı. Bence farkedilmrz bile
0
love and trust
(15.01.26)
zennup 1884 bursa şubesi iyiydi. fişekhane'de varmış istanbul'daki nasıldır bilmiyorum ama dediğiniz tarzda bir yer.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Çiko Balık
0
auroraaurora
(16.01.26)
Loi bosphorus
0
okumakserbestbegenmeksart
(16.01.26)
develi florya
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(22)

Bugün ne yiyeceksiniz?

alice in potatoland
Ne yaptınız? Dışarıdan söylenen değil de evde neler yaptığınızı merak ediyorum. Yaratıcılığımın sonuna geldim.
Ne yaptınız? Dışarıdan söylenen değil de evde neler yaptığınızı merak ediyorum.
Yaratıcılığımın sonuna geldim.
-1
alice in potatoland
(14.01.26)
Beyaz lahana yemeği/Kapuska.
kıymasız, yanında kocaman beyaz peynir.
Yemek üzerine karabiber ve limon
+2
kisa
(14.01.26)
Airfryerde yapılmış tavuk
Buharlı pişiricide yapılmış pilav
Ev yapımı yoğurt
+1
Mirket
(14.01.26)
Kapuskaya bayılırım ama kızım ne der bilemedim. Bu hafta deneyeceğim.
Güveçte kumpir hiç duymamıştım, kabuklu mu koydunuz? Yoksa patatesi püre yapıp güveçlere dağıtıp üstüne harç mi koydunuz? Nasıl oluyor tam?
Tavuk pilav yoğurt kombini de tam sporcu yemeği olmuş :)
0
🌸alice in potatoland
(14.01.26)
Salçalı normal Kapuska yapınca tabağın kenarına güzel bir dilim peynir deneyin. Yemek üzerine de karabiber ve limon.
Peynir akla gelmiyor ama çok yakışıyor.
+1
kisa
(14.01.26)
Somon
0
üğpoıuy
(14.01.26)
Fırında bal kabağı, köfte.
0
mutekebbir
(14.01.26)
mercimek yemeği yapacaktım son anda kalabalıklaştık bulgur da kattım içine oldu sana mercimekli bulgur mis
0
neira
(14.01.26)
Pizza
0
gabe h coud
(14.01.26)
dünden kalan haşlanmış tavuk vardı biraz, tereyağı ve hafifi tuz ile soteledim,
dürüm ekmeğine biraz yeşillik, didilmiş tavukları ve turşu ekledim dürüm yaptım. yanında da ayran. bir de fırında karnıbahar graten vardı menüde...
0
exlibris
(15.01.26)
Önceki gün etli biber dolması yapmıştım, o duruyor. Ondan önceki gün yeşil mercimek yemeği yaptım erişteli.

Hepsi bitti. Bu akşam da tavuklu, domatesli, labneli burgu makarna yapacağım, oğlan internette görmüş.

kisa'nın kapuska yanına beyaz peynirini de 1 yıldır deniycem fırsat olmadı.
0
kibritsuyu
(15.01.26)
Portakallı kereviz ve pilav idi.
0
ekimoloji
(15.01.26)
www.instagram.com
Şu tarifle et, hesap sahibi ilginç bir abi ama tarifi çok güzel.
Yanına bol karabiberli mantar kavurması, airfryer'da tatlı patates kızartması, nohut unundan humus.

Bugün de buzluktan domates çorbası çıkarırım, dünden kalanlarla beraber yeter herhalde. Çorba da şu: cafedelites.com biraz zahmetli ama bir seferde koca tencereyle yapıp buzluğa atmak çok iyi oluyor.
0
kobuzchu kiz
(15.01.26)
1 byük veya 2 orta patates haşladım, içine biraz süt karabiber tuz koydum püre yaptım.

kıyma + tuz + baharat + rendelenmiş ve suyu sıkılmış soğan ile yuvarlak köfteler yaptım. pürenin üzerine koydum. onların üstüne de kaşar koyup 5-10 fırında üzerini kızarttım. çok güzel oluyor ve basit. youtubeda görmüştüm.

bazen de evdeki sebzelerle (artık ne varsa) havuç, patlıcan, kabak, patates bunları küçük küçük doğruyorum. yağ tuz baharat ile fırınlıyorum, piştikten sonra üzerine de beşamel sos ve kaşar ekleyip üzerini kızartıyorum. bu da kolay bir tarif bence. bu tarifler yanında pilav makarna veya çorba yapılabilir.

YORUMA EKLEME YAPIYORUM: KÖFTELERİ AYRI TAVADA KIZARTIYORUM TABİ HEPSİNİ BİRLEŞTİRİP FIRINA ATMADAN ÖNCE.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
100 gram yeşil mercimekten, herşeyli mercimek salatası yaptım. 300 gram tavuk göğsü kızarıyor. Kahvaltı sağlamdı. Kalanı Optimum whey ile serıus mass ile tamamlayacağız artık.
0
Mirket
(15.01.26)
kofte+piyaz yapmayi planliyorum
0
65 derece
(15.01.26)
Bugün kapuska yapıyorum. Kıymalı yapacağım yalnız. Yanına da beyaz peynir :)
Şans dileyin kızım sevsin.
+1
🌸alice in potatoland
(19.01.26)
Yeşil mercimekli, pirinçli pırasa yemeği ve salata.
0
rock n roll
(21.01.26)
Küçük hanım sevdi mi?
0
Mirket
(21.01.26)
Evet, kapuska WINS. Yanlışlıkla acı salçadan koyarak yaptığım için çocuğu biraz yaktım. Bu kadar yakmasaydım iyiydi (: Ben de bastım yanına yoğurdu. Gık etmeden yedi.
Bugün de falafel almıştık. Bayıldı resmen.
Bu %75 İsviçreli çocuğun içinden resmen Ortadoğulu çıktı. Ver salçayı, götür acıyı.
+2
🌸alice in potatoland
(21.01.26)
Lahanayı zerdeçallı, zencefilli, ekşili ve acılı olarak da yapabilirsin madem acı olunca sevmiş :)

Bu dediğim de Etiyopya usulü. Bulunduğun ülke neresi bilmiyorum ama berberi ve mitmita bulabilirsen yaşadığın yerde bu iki baharatı da kullanman lazım. İkisi de çok acı ama berberi aşırı derecede acı. Bulamazsan da acı biber koyabilirsin. Bu yemekte salça yok. Bir de zencefili sarımsakla karıştırıp koyacaksın. Taze zencefil ve sarımsağı birlikte rondoya koyup çek sonra da yemeğe ekle.

Ekşi diyorum ama limonu söylememişim. Normalde limon tuzu konuyor ama çocuk yiyecek limon sık sen. Pişerken sıkacaksın :)
0
rock n roll
(21.01.26)
@rock n roll
18 aylık olduğu için henüz o kadar acı yediremem. Acı kapuskayı da başta verdiğimde yiyemedi, yoğurtla karıştırınca bayıldı ama ilerisi için tarifini not ediyorum :)
+1
🌸alice in potatoland
(22.01.26)
kreşte bi sıkıntı olmuştu sizin. onu hallettiniz mi
0
Sadece soruyorum
(22.01.26)
(5)

elbiselerinizin tüyünü nasıl alıyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
yapışkan rulolarla
+1
jelly bear
(13.01.26)
tüy toplayıcı rulolarla. haznelilerden değil ama. yapışkanlı ucuz olanlardan
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Rulo olmadığında koli bandı etkili çözüm .
+1
diyecevaplandı
(14.01.26)
tras bicagi..
+1
cooperr
(14.01.26)
yapışkanlı toz toplama rulosunu ikea dan alın derim. marketlerdekinin performansı çok iyi değil bence. ha ikea da mükemmel değil ama diğerlerinden iyidir.
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(4)

yatırım olarak gümüş nasıl alınıyor?

plastic_angel
sb.2 milyon tllik almak istesem nerden almam gerekiyor? 20 -30kg falan ediyor
sb.
2 milyon tllik almak istesem nerden almam gerekiyor? 20 -30kg falan ediyor
0
plastic_angel
(13.01.26)
tefas gümüş fonlarından alabilrisin.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.01.26)
Herhangi bir banka veya aracı kurumda yatırım hesabınız olması yeterli. Emtia veya kıymetli maden başlığı altında bulup alabilirsiniz
0
cay koy geliyorum
(13.01.26)
Şunlardan alalım sana?

www.nadirgold.com
0
Mirket
(13.01.26)
fiziki alacaksan kapalıçarşıdan alabilirsin.

bankadan alacaksan vadesiz hesabın olan herhangi bir bankanın mobil uygulamasından ister ons gümüş ister gram gümüş hesabı açıp banka üzerinden alabilirsin. ons gümüş hesabı açarsan bi de dolar hesabı açman gerek, önce dolar alıyorsun sonra da o aldığın dolarla gümüş alıyorsun. paran dolar cinsinden olduğu için dolar artarsa hem ordan kazanırsın hem de gümüş fiyatı artınca kazanırsın. yok tl üzerinden de alabilirim dersen gram gümüş hesabı açıp ordan vadesiz hesabında bulunan tl ile gümüş alabilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(9)

35'ten Sonra Gönül İşlerini Karadan Nasıl Yürütelim?

superior
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları, 35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları,
35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları evlenip ortadan kaybolmuş olan, sosyal çevresi kalan alakasız 1-2 kişiyle adeta suyu buharlaşan göle dönmüş ve can çekişen bir adam için bu zamanlarda gönül işleri artık çok zor ve elvis binayı terketmiş hatta harç bitti yapı paydos mu diyoruz?
Yoksa matematiksel de olsa bu kişinin tekil hayatında bir devrim yapma şansı hala var mıdır? Bu süreçten geçip bunu başarabilenlerden, hayat arkadaşını bulabilenlerden 14 şubatta kalpli balonla eve koşanlardan küçük tarifler, tüyolar ve tavsiyeler dinlemek ve birazcık umutlanmak için geldim. Tikler peşin, Saygılar
+1
superior
(12.01.26)
Belediyelerin veya Halk Eğitimlerin Türk Sanat Müziği koro kursları bahsettiğiniz sorunu çözmek için açılıyor. Takip edin bence :)
0
Mirket
(12.01.26)
binali bir ara söyle ifade etmisti,
millet kiz bakmaya acil servislere gidiyor..
+1
designer
(13.01.26)
Hehe. Kursa git kanka.
-9
arbre
(13.01.26)
annene babana söyle, sana senin çevrenden, bütçene uygun bir şey bulsunlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
35 yaşında 2-3 tane bulursun ama yakalanmaman lazım sonra tekrar kurslara para vermek zorunda kalırsın.
0
duyuruuser
(13.01.26)
herkes çalıştığı yerden buluyor bence
0
art cat chocolate
(13.01.26)
çevreye haber sal, arkadaşının arkadaşı, onun bekar kaynı görümcesi derken bir şeyler çıkıyor. bu şekilde tanıştırdığım çok oldu. mümkünse çalışılan yer daha iyi olur tabi, benzer sosyal çevreden/statüden olması +puan
0
rayde
(13.01.26)
Tek çevreniz işyeri ise oradan bulacaksınız. Bizim ofiste 47 yaşında hiç evlenmemiş bir abi ile 32 yaşında kendi ekibimizden arkadaşımız evleniyor. herkes o abiyi yaşı itibariyle evli çocuklu sanıyordu meğer utangaç bir insanmış böyle konularda :) Darısı başınıza..
0
cilekli pasta
(13.01.26)
bence çevrenize bu konuda açık olduğunuzu belirten bir şeyler söylerseniz onlar öneride bulunabilir. size uygun gördükleri kişileri önerirler hatta bir yemek yiyin vs derler. bu tür önerileri hiç bir şey çıkmayacağını düşünseniz bile reddetmeyin tecrübe olur hiç bir şey olmazsa bile. ailenizden de yardım istebilirsiniz. yaşınız daha öyle her şeyden vazgeçmeniz gereken bi yaş değil. benim 37 yaşında bi kadın iş arkadaşım vardı ve kızı kimse sevmiyordu aşırı pinti biriydi fgghfgd kız nerden buldu bilmiyrum ama 3-4 yıl önce 13 şubatta bir adamla tanışmış, 14 şubatta adam buna çiçek göndermiş ve sevgili olmuşlar aynı yıl 27 kasımda evlendi, sonraki yıl 14 şubatında 1 buçuk aylık hamileydi hgjdfhgh ben çok şaşırıyorum bu hıza ama sanırım 35 sonrasında bu işler çok hızlı oluyor. her an biriyle tanışıp evlenebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(5)

çocukta aşırı hırs/ebeveynlere soru

wilhelmwasmuss
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. b
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. ben tabii, çocuğun oyun hevesini yok etmeden, alttan alta kaybetmenin de doğal bir şey olduğunu işlemeye çalışıyorum ama sinir bozucu düzeyde kaybetmeye tahammülsüzlük var. (ben ne çocukluğumda ne de şimdi böyle hırslı bir mizaca sahip olmadığım için de çok garipsiyor olabilirim)

öğretmenim, az çok pedagojik yaklaşımları, bu yaşların doğal gelişim özelliklerinden olduğunu da biliyorum (gerçi lise öğretmeniyim küçük yaş grubuyla hiç muhatap olmadım) ama gene de ufaktan bir ulan bu durum sağlıksız sanki gibi düşüncelere giriyorum. hayali arkadaşları da oyuna dahil edip, onları kaybettiriyor. mesela bana soru sordurup, önce leyla'ya(hayali birisi bu) cevaplatıyor. leyla veya hayali diğer çocuklar her seferinde yanlış cevapları veriyor. sonra bizimki cevaplıyor, her seferinde kazanıyor vs. sürekli hayali birilerinin oyunda olması da tabii ayrı bir durum. benzer durumları yaşayanlar, çevresinde gözlemleyenler veya aramızda mesleği gereği durumu daha net yordayanlar varsa cevap verirse sevinirim. kreşe giden bir çocuk sosyal uyumu vs de herhangi bir problemi yok, ne kadar konuyla alakalı bilemiyorum ama bu bilgiyi de ekleyeyim. teşekkürler.
-1
wilhelmwasmuss
(12.01.26)
öncelikle konunun uzmanı değilim,

ama çocuklarda özellikle 4-10 yaş arasında bazen normun dışına taşan sivri özellikler görüyoruz. mesela bir çocuk çok kıskanç olur ve sınıfta bununla ilgili olay çıkartır, sizinki gibi hırslı ve rekabetçi olabilir, inanılmaz utangaç ve çekingen olup adını bile söyleyemeyebilir. ayrıca çocuklukta hayali arkadaş, kurgusal hayat vs. de çok yaygın (ben kendi çocukluğumdan bile hatırlıyorum başka çocukların da ötesinde).

bence endişelenecek bir şey yok ama ben olsaydım hazır olay sıcakken; çocuklarla ilgilenen, alanında iyi bir psikologa götürürdüm.
0
gitdaddy
(12.01.26)
bu yaş için bence normal. benim oğlanda da vardı. 2-3 yıla törpülendi. hatta iyi olmadığı ve kaybedeceği basketbol gibi sporlara hiç bulaşmıyordu. sokaktaki veya kreşteki oyunlardaki kaybetmeyi hazmetme durumu nasılmış? bunu gözlemleyin ve araştırın bence. aşırı tepki (kavga çıkarma, oyunu bırakma vb.) varsa sıkıntı. bu yaş grubuna sürekli telkinden başka bir çözümü göremedim ben. okula başlayınca ev ve kreşin korunaklı dönemi sona eriyor. hayatın gerçekleri bu tür sivrilikleri törpülüyor.
0
merhum
(12.01.26)
Konunun uzmanı değilim + çocuğum da yok.

Ama çocuk gelişimi ile ilgili instagram sayfalarını çok takip ediyorum. Bu tür olaylarda mesela çocukla oyun oynarken vs sonucu değil süreci onaylayan şeyler söylemek daha doğruymuş. Sonunda başarılı olduğunda onaylamak yerine çok güzel çabaladın vs demek gerekiyor. Kaybettiğinde de harika bir mücadeleydi vs.

www.instagram.com
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
5 yaşında kızım var o da sürekli kazanmak istiyor. Muhtemelen kreşte de belli konularda çekişip kaybediyor. Ama ev onun alanı orada sürekli kazanmak istiyor. 5 yaşta egosentrik bir dönem. Çocuk kendisine ve çevresine zarar vermiyorsa çok problem değil. Kreş veya anaokulu öğretmeniyle konuşup sınıftaki durumunu sorabilirsiniz. En güzel yanıtı öğretmeni verir.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
benim oglan da beni yenemedigi zaman saldirganlasiyor. cogunlukla yeniliyorum, arada test ediyorum bakalim gelisme var mi davranista diye ama henuz yok.

hirsli olmasi bence normal, hirssiz olsaydi ben olsam endiselenirdim.
hirs onemli, ben hirsli degildim, 20li yaslara gelene kadar cok kaybim oldu bu yuzden.
rahat birakiniz, su akar yolunu bulur.
0
cooperr
(13.01.26)
(5)

Kedi çişi günde 3-4 top oluyor normal mi?

Sadece soruyorum
Kedinin tuvaletini temizlerken genelde büyük 2 çiş topu buluyorduk. Son zamanlarda çiş toplarının boyutu küçüldü ve sayısı arttı. Bugün 4 çiş vardı, önceki gün 3 tane. Hatta geçen gün 5 çiş vardı. Üriner sistem sağlığını destekleyen vet serisi kıru mama yiyor royal canin. Bu aralar pek yaş mama almı
Kedinin tuvaletini temizlerken genelde büyük 2 çiş topu buluyorduk. Son zamanlarda çiş toplarının boyutu küçüldü ve sayısı arttı. Bugün 4 çiş vardı, önceki gün 3 tane. Hatta geçen gün 5 çiş vardı.

Üriner sistem sağlığını destekleyen vet serisi kıru mama yiyor royal canin. Bu aralar pek yaş mama almıyoruz. Evde tavuk haşlayıp suyu ile birlikte azıcık tavuk veriyoruz. Haftada 3 gün falan veriyoruzdur ortalama. Ama az veriyoruz öyle mutlu olsun diye. Vet bize evde pişen hiçbir şey vermeyin ödül maması vs vermeyin demişti.

Bu arada erkek, 2 yaşında, 11 aylıkken kısırlaştırıldı.

Bir sorun olma ihtimali var mı, vete götürelim mi?
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
Belki önceden hep aynı yere yaptığı için toplar birbirine yapışıyordur? Şimdi ayrı ayrı yapıyordur? Bizimkinde de öyle oluyor çünkü bazen.
0
orient blue
(12.01.26)
ya eğer alerjisi falan yoksa çok yağlı olmayan tavuk suyu o kuru mamadan kat be kat iyidir. farklı görüşler var artık, kuru mamanın iyi olmadığı yönünde sonuçta kimyasal işleniyor besin değer falan, kuru mama vermeyin kafasında değilim ama çocuk tavuk suyu içsin ne zararı olcak, benim ki içsin diye neler yapıyorum, çocuk tavuk suyu içiyormuş ya mis gibi bol su içmesi lazım zaten kedilerin, suyuda yaş mamadanda alıyor. mümkünse 2. veterinerden fikir alın üriner sistem sorunluysa yanlış yorum yapmak istemem ama ürner sistemlik çoğu hastalıkta su içirin diye bastırıyor veterinerler.

yavru iken günde 3-4 top olurdu kısırlaştıktan sonra bizimkinde 2 top oluyor, su içmesine göre değişiyor tüm gün uyuyorsa su içmediğinden az yapıyor ama evdeysem uyanıksa çok su içtiğinden çok yapıyor. buna fazla ya da az diyemeyiz o yüzden farklı etmenler olabilir.
0
eja
(12.01.26)
Ödül maması aşırı fastfood gibi bir şey, nadir vermek lazım evet. Evde pişen hiçbir şey vermeyin derken de kendinize pişirdiğiniz yemeklerden vermeyin demek istemiştir diye düşünüyorum. Soğanlı, salçalı, baharatlı yemeklerden vermeyin evet. Ama tuzsuz bir parça tavuk haşlayıp suyuyla verin tabii, bol su içmesi lazım +1

Bizim veteriner yaş mamayı da destekliyor, hatta yaşlıca olan kedimizi ödül maması yerine yaş mamaya alıştırdık. Sabah akşam içmesi gereken ilaçların hemen arkasından bir parça yaş mamayı sulandırıp (pate mama + birazcık ılık-sıcak su) veriyoruz. Hem ilaç içerken fazla direnmiyor hem de daha fazla su içmesine yardımı oluyor.
0
kobuzchu kiz
(12.01.26)
cevaplarınız için teşekkür ederim.

evet kediye vereceğimiz tavuğu yağsız göğüs etinden yapıyorum, içine ekstra yağ ve tuz eklemiyorum. küçük bir parça göğüs etini haşlayıp suyuyla veriyorum. fazla gelirse ertesi gün de veriyorum. suyunu da içmeyi çok seviyo hatta. bunun dışında kendi yemeklerimizden vermiyoruz. yine de korktum acaba hata mı yapıyorum diye.

ödül maması olarak sadece kedi lolipopu diye bir şey var ya onu ayda 1 veya 2 ayda 1 kez veriyorum hep aynı kuru mamayı yiyor sıkılmasın diye.

yaş mama olarak da zırhlı grosu bilen vardır belki, onun evcil hayvan bölümü var, orda schesir, n&d veya acana marka yaş mamalar pet shoplara göre baya uygun fiyatlı, onlardan alıp stok yapıp 1 konserveyi 2ye bölerek haftada 1 tane konserve (85 gr) verdiğim oluyor. yani yaş mamalarını da güzel markalardan almaya çalışıyorum, kötü markaları vermiyorum.
0
🌸Sadece soruyorum
(12.01.26)
Tarif ettiğiniz tablo, @orient’in dediği şekilde olabileceği gibi, idrarını bir kerede yeteri kadar boşaltamadığı için sık sık ve az yaptığına da işaret ediyor olabilir. Kısacası erkek olduğu için, tıkanma sorunu olabilir gibi geldi bana. Ama öyle durumlarda, bunun dışında belirtiler de veriyorlar genelde; idrarı dışarı yapma, huysuzlanma gibi. Takip etmişseniz ve tuvalete gidiş sayısı artmadıysa, sorun yoktur bence. Diğer türlü veterinere gidilmeli.

Tavuğu, sorunun olası kaynağı olarak belirttiyseniz, onun sebep olduğunu hiç sanmıyorum ama antibiyotik vs konusunda hindi daha sağlıklı denildiğinden, hindi de verebilirsiniz arada. Ben yarım kilo hindiyi yarım havuç ya da 1 dilim tatlı kabak ve bir avuç bezelye ile haşlayıp, blender’dan geçirip küçük gözlü buz kalıplarında donduruyorum; vereceğim zaman sıcak su ile 2 tanesini çözdürüp çorba şeklinde veriyorum.
0
lil siztah
(12.01.26)
(9)

Kedi aşıları

hunharca ben
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
0
hunharca ben
(12.01.26)
Veterinerin önerisi tüm aşıları yaptırıyorum. Karma yapıldı. Parazit ve kuduz aşıları evde olsa da düzenli yapılıyor. Lösemi ya da başka bir şeye gerek duymadı.
+1
strawberry first
(12.01.26)
evet yaptırıyoruz, yıllar önce dışardan içeriye taşınan virüsler sebebiyle bir kedimi kaybetmiştim malesef, veteriner bu aşılara gerek yok dediği için ve buna inanıp başka bir araştırma yapmadığım için.
0
amelie poulain
(12.01.26)
zorunlu giderlerimden sonra maaşımdan geriye bir şey kalmadığı için yaptıramıyorum. :') anca iç-dış parazitlerine yetişebilmeye çalışıyorum
0
art cat chocolate
(12.01.26)
ilk gittiğim veteriner losemi için yapalım demişti, bilinçlenince bulduğum veteriner çok çok düşük bir risk bulaşması demişti kedi dışarıya çıkmıyorsa.(dışardaki kedilerle haşır neşir olmuyorsan, gelince kıyafetlerini çıkartıyorsan) bende yaptırmadım.
karma yaptırıyorum, parazitlerini 3-4 ayda 1 yaptırıyorum kuduz zaten zorunlu.

ben karmaya bile hale şüpheliyimde işte bişi olursa diye onu yaptırıyorum.
0
eja
(12.01.26)
10 yaşını geçen kedimize sadece iç-dış parazit (ense damlası) ve kuduz aşısı yaptırıyoruz. 9-10 yaşına kadar rutin aşıları eksiksiz, sonra veteriner de diğerlerine gerek yok dedi. Kedi yaşlandıkça aşılar sorun çıkarmaya başlayabiliyor, bir arkadaşımızın kedisi aşı yerlerinde oluşan kötü huylu tümörler yüzünden ameliyat oldu, kemoterapi gördü. Böyle şeyler de tedirgin ediyor biraz.
luckypet.com.tr
www.sirinvet.com

5 yaşındaki kedimize bir yıldan fazladır aşı falan yaptıramıyoruz çünkü kedi değil panter beslediğimizden veterinere götüremiyoruz, evden çıkmadığı ve diğer kedinin aşıları eksiksiz olduğu için çok sallamıyoruz. Bir tek ense damlasını evde kendimiz yapıyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(12.01.26)
Zorunlu aşılar haricinde yıllardır yaptırmıyorum. Tahılsız, %98 hayvansal proteinli mama ile besleniyor ( alerjisi olduğu için), dışarıyla herhangi bir teması yok. Parası falan hiç dert değil ancak birkaç farklı veteriner arkadaşımdan da aldığım görüş sonucunda düzneli aşıya gerek görmüyorum.

Elbette bu kediden kediye değişir. Benimki sokak kedisi, dolayısıyla zaten genetik olarak büyük bir doğal seçilimden geliyor ve oldukça güçlü. Ancak özellikle cins kediler çok daha hassas ve kırılgan olabiliyor. Onlar durumu farklı değerlendirebilir.
0
thracia
(12.01.26)
Bizimki 2 yaşında, kuduz zorunlu zaten yılda 1 defa oluyor. 1 yaşından önce 2 doz karma 2 doz da lösemi olmuştu. 2 yaşında 1 doz karma aşı oldu hatırlatma dozu. İç dış parazit için de ense damlası yapılıyor ama bayadır yaptıramadım işten güçten. Bu hafta yapıtıracağım. Löseminin de hatırlatma dozu yapılması gerekiyormuş sanırım onu da yaptırıcaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
lösemi hiç yaptırmadık. kuduz ve karma vaktinde yaptırıyoruz. bence kuduz yaptırmak da saçma çünkü evden çıkmayan bir kedi bizimki. iç dış ise 3 ayı geçiyor aralığı.
+1
elorelia
(12.01.26)
Kediniz 2 yaşından büyükse hiçbir şeye gerek yok.

Kuduz ne la? Vaka yok Anadolu'da

2 den küçükse gençlik aşısı

İç dış parazite de gerek yok

Yılda bir defa enseden iç dış olanı damlatın bitti gitti ona da gerek yok ya neyse
-4
topkapiaksaray
(12.01.26)
(3)

annenin çocuguna hisseli tapu devri

abelardo
annemin üzerinde 1/3 hisseli daire var. kendi hissesini benim üzerime geçirecek. bunu nasıl yapıyoruz? hiç bilmiyorum
annemin üzerinde 1/3 hisseli daire var. kendi hissesini benim üzerime geçirecek. bunu nasıl yapıyoruz? hiç bilmiyorum
0
abelardo
(11.01.26)
Tapu’dan randevu alınarak yapılıyor. Belediyesinden rayiç bedel belgesi alınıyor. Varsa emlak vergisi borcu vs ödeniyor belediyeye. Konutsa dask yapılıyor.

Ne için yapacağına göre devir tipi değişir. Bağış ya da satış olarak geçirilebilir. Ne sebepten çocuğa geçiyor? Ya buradan ya özelden açıkça yaz, dikkat etmek gereken şeyler oluyor.
0
lazor
(11.01.26)
satış gösterin daha az vergi çıkar. webtapudan randevu alman gerekir.
0
jelly bear
(11.01.26)
annenin hissesi paylı mülkiyet hissesiyse tapudan randevu alıp işlemi yapabilirsiniz bağışlama veya satış şeklinde.

ama annenin hissesi mirastan geçen hisseyse yani elbirliği mülkiyeti ise sadece diğer hissedarlara satış yapabilir sen hissedar değilsen sana satış yapamaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
(14)

ev sahipleri neden böyle?

art cat chocolate
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş.
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.

emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş. dedim o eve aile sığmaz ki???!!! devlet memuru kefil göstereyim, 10 yıldır aynı evdeyim hiç kira aksatmadım ev sahibimle konuşsun dedim vs ama... emlakçı, ben de laf geçiremiyorum işte ikna olmuyor dedi.

alsın evini başına çalsın.

böyle durumlarda yapılabilecek bir şey yok mu? bu ev sahipleri böyle kiracı seçiyorken biz bekarlar ne yapalım? başka bir arkadaşım da aynı sebepten bulduğu evlere çıkamadı.

baktığımız konum da kadıköy yani... ümraniye'den bina alsaymış.
-2
art cat chocolate
(09.01.26)
O zihniyeti aşmak zor. Kirayı kendi başınıza resen arttırmak bir çözüm olabilir yoksa evlenmeniz gerek .
1.09 - 1.24 arası :
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
@diyecevaplandı zaten daha fazla verebilecek olsam o eve çıkmam :((
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
konunun cevabı belki değil ama bir örnek vermek istiyorum.

oturduğum evin alt katı çok büyük bir dükkan. vitrini bekli de bölgenin en iyi görüşe sahip. deposu vs herkesi cezbedebilecek türden. ama önceki kiracısı maalesef hakkını veremiyordu ve iş yapamıyordu. hal böyle olunca dükkan sahibiyle de anlaşamadı ve çıkmak zorunda kaldı.

böyle bir dükkanın bölgedeki en iyi fiyattan yeni kiracısına verileceğini düşünebilirsiniz ama dükkan sahibi bunun yerine ederinden çok uygun bir fiyata bölgenin en güvenilir esnaflarından birisine vermeyi tercih etti. eminim ki kafasındaki düşünce şu yönde, x kişiye 100 binden vereceğim ama kirayı öder mi, şöyle zorluk çıkarır mı, diğer kiracılara laf atar mı, anlaşamaz mı derdiyle uğraşacağına bildiğin kişiye 50 bine ver, her ay veya yıllık neyse paran gelsin, kimseyle uğraşma herkes iyi geçinsin sen de rahat et.

bu arada bizim ev sahibinin de hatrı sayılır miktarda mülkü var. çeyreği bende olsa çok farklı bir hayat yaşardım muhtemelen.
+1
bravoteam
(09.01.26)
Kiraci secmede sarti olabilir. Fiyati uygun da tutmus. Sorun nerede?
+3
osssy
(09.01.26)
hayat işte ben de kendi şansımı anlatayım
ev sahibim tüm binanın sahibi. Evi tutarken konuşurken 2 şartım var dedi; evli olmaması ve hayvan sever olması. :D
apartman da böyle giriş katında ünlü bir lgbt cafesi var tüm apartman bekar ve köpekli kedili.
+2
croswell
(09.01.26)
Bende karşıt görüş sunayım; bizim duvar bitisigimiz bekar adam, gecenin 3 ünde hayvan gibi 4-5 kişi gülüp eğleniyorlar. Lavuk gece yaşıyor, apartmanın çoğu yaşlı veya gündüz işe gidip gece uyuyan insanlar.

Adam apartmanın düzenini bozulma riskini en aza indirmek istiyor olabilir. Siz sakin bir yapıda olabilirsiniz ancak ev sahibi bunu bilemez.
+7
mirty
(09.01.26)
Bekar adam eve karı kız atar partiler yapar gürültü yapıp huzursuzluk çıkarır kafası bu.
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
ya evet bekar evi batırma konusunda daha potansiyelli ev sahiplerini de anlıyorum. Arkadaşım aynı apartmanda bir üst kattaki eve çıktı ki inşaat bittiğinden beri oturuyor. 0 daireydi. Kendi oturduğu eve çok temiz baktı. Bir üst katta ise diyetisyen bir kız yaşıyordu. Evden 1 ayda sigara kokusu çıkmadı duvarlar sapsarı, beyaz kapılar bile sararmıştı. Sürekli partileyen bir tipmiş. Bu kirlenen evin sahipleri de yurt dışında yaşayan yaşlı çok tatlı bir çift. Bir de böyle durumlar var tabii
0
croswell
(09.01.26)
uğraşırım derseniz bu konuda daha önce ceza almış ev sahipleri var.

(bkz: bekara ev vermeyen ev sahibine ve emlakçıya ceza)
www.hurriyet.com.tr
+1
inheritance
(09.01.26)
herkes kendince haklı çıkar.
adamınsa ve komple aile apartmanı ise sosyal bekar düzeni bozabilir diye düşünmüş.
altıntepe taraflarına gel gayet güzel evler var bekar arkadaşlar mis gibi yaşıyor.
0
jamswety
(09.01.26)
ev sahibi o kafadaysa o eve çıksan bile rahat rahat oturamazdın emin ol. başka kurtulmuş oluyorsun böylelerinden.
+3
jelly bear
(09.01.26)
açıkçası ben ev sahibinin kiracı seçmesine karşı değilim :) durun vurmayın dfgdfjghj

yani şöyler herkesin kendine göre bir yaşam tarzı var ve buna uygun insanlara ev kiralamak istemeleri normal bence. diğer türlü evi kiralayıp sonra da o kişinin yaşam tarzından şikayetlenmek bundan rahatsız olmak ve bu rahatsızlığı o kişiye de yansıtmaktansa böyle baştan kabul etmemek daha iyi gibi geliyor.

muhtemeln bu ilanı veren kişi daha önce bekara vermiştir bir takım sıkıntılar yaşamıştır ondan sonra artık vermemeye karar vermiştir. bence herkes kiracısını seçmekte titiz davransın çünkü yasalar 10+ yıldan önce kiracıyı çıkaramayacağını düzenliyor. 10 küsür yıl muhatap olacağın kişiyi de seçmek istemek hak bence.
+2
Sadece soruyorum
(09.01.26)
kiracı seçme hakları tabii ki olamaz. o zaman marketler ve mağazalar da müşteri seçsin. olur mu öyle şey? o zaman ben de bir bina alayım ve vejetaryen veya vegan olmayan ya da kedisi olmayan kimseyi kiracı yapmayayım. hatta sigara içenlere ev vermeyeyim var ya ağlayan, söven ne kadar çok olur bak o zaman. hem siz taksiciler müşteri seçiyor diye kızıyorsunuzdur mesela.

cemaat evi midir nedir, nasıl saçma bir kafaysa...

ben kadınım. bu evde onuncu yılımdayım. içkim sigaram vs. hiçbir şeyim yok. eve zarar vermedim. gürültü yapmadım. evi kerhaneye de çevirmedim. bir gün bile kiramı geciktirmedim. evde yüksek sesle müzik bile dinlemem. diğer ev arayan arkadaşım da kadın ve o da benim gibi. sessiz sakin insanlarız. ayılar yüzünden neden olan bize oluyor?
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
Ev sahibinin kiracı seçme hakkı elbette var. Manav değil ki bu patatesi verdim, yolladım gibi bir alışveriş olmayacak. Her şey yolunda giderse yıllarca bu insana ait bir evin kullanımını verecek size.

Bununla birlikte, aynı rezil durumu bikaç sene önce ben de yaşadım. Kadıköyde tek başıma yaşamak için ev ararken bulduğum, kafama yatan aşağı yukarı 10 tane evi bekar olduğum için vermediler. İnsanı gerçekten çıldırtan bir durum. Sanki bekar adamlar akşam eve gelip duvarları kemiriyormuş gibi bir muamele. Bir tanesi şey demişti hatta "ilgilenen çok tatlı çiftler var" ??? Yani amk?
Sanki çiftler kirayı parayla öderken, bekarlar öpücük veriyormuş gibi salak saçma bir durum. Maalesef bunlar var.
Sonra yanlışlıkla ev buldum 4 sene kadar yaşadım. 2 ay önce kadıköyde başka bir yere taşındım, yine tek başıma ve bu seferki ev sahibi zerre umursamadı mesela. Herhangi bir şey sormadı bile konuyla alakalı. Marji bir tip. Sevdim.


edit: bu arada bu meselenin etrafından dönmek için arkadaşlarımın uygulayıp sonuç aldığı bir taktik var. Eş dost bir arkadaşınızı yanınızda götürün eve bakmaya giderken, nişanlım diye tanıştırın. Olur da 1-2 sene sonra yanlışlıkla "baba sen naptın evlenmedin mi hala ya" diye sorarlarsa da "abi yürümedi be" dersiniz. Bitti gitti. Net çalışıyor bu arada bu taktik şakasız.
0
cay koy geliyorum
(09.01.26)
(5)

Google Yorumlar

wayfarer
Google haritalar uygulamasında —veya başka şekilde yapılıyor mu bilmiyorum— bırakılan yorumlar hakkında mekan sahibi hakaret/marka değeri vs. saiklerle ip no isteyebilir mi; google da twitter ve meta gibi buna boyun eğiyor mu?
Google haritalar uygulamasında —veya başka şekilde yapılıyor mu bilmiyorum— bırakılan yorumlar hakkında mekan sahibi hakaret/marka değeri vs. saiklerle ip no isteyebilir mi; google da twitter ve meta gibi buna boyun eğiyor mu?
0
wayfarer
(08.01.26)
eğer ortada gerçek anlamda bir hakaret varsa verirler IP'yi. neden vermesinler?
0
co2s2
(08.01.26)
ülkenin yasalarına göre değişir türkiye'de durumu bilmiyorum ama almanya'da google yorumundan dava yemek çok yaygın.
0
nahtoderfahrung
(08.01.26)
Siz değil ama savcılık isteyebilir. Ancak geçmiş tarihte facebookta yapılan bir hakaret nedeni ile facebook reddetmişti. Sebebi ise abd’de hakaret eyleminin suç olmamasıydı. Ancak burada ofis kurdular şimdiki durum nedir bilmiyorum.
0
ground
(08.01.26)
mekanın hoşuna gitmeyen bir yorum varsa, screenshot'la vesaire ile gider savcıya. iyi niyetle yazılmışsa, küfür hakaret yoksa, "takibe gerek yoktur" diyip bırakır.

savcının "böyle yorum olmaz" diyeceği yorumu google'a şikayet etseler, çok yüksek ihtimalle, google kendi kendine de siler gibime geliyor.
0
co2s2
(09.01.26)
Çalıştığım bir ofisin yorumlarına "bunlar dolandırıcı" yazmıştı biri, ofisin sahibi de şikayet etti, savcı takıpsizlik kararı verdi. Bir şey çıkmadı yani.
0
Sadece soruyorum
(09.01.26)
(5)

Bu ne hastalığı ve ne zaman geçer?

Bartebly
Merhaba Yaklaşık 4 gün önce belimde ve bacaklarımda halsizlik ve sizi ile başladı. Zaten regl donemim yaklaşıyor diye her zamanki agridir diye düşündüm. Ancak ağrı reglin bel ve sırt ağrısından farklı olup hani agir soğuk algınlığı geçirdikten sonra vucudumunuz her zerresi ağırır ya oyle bir ağrıydı
Merhaba
Yaklaşık 4 gün önce belimde ve bacaklarımda halsizlik ve sizi ile başladı. Zaten regl donemim yaklaşıyor diye her zamanki agridir diye düşündüm. Ancak ağrı reglin bel ve sırt ağrısından farklı olup hani agir soğuk algınlığı geçirdikten sonra vucudumunuz her zerresi ağırır ya oyle bir ağrıydı. Dün artık bu agri göz bebeklerime parmak uçlarıma ayak tabanlarıma kadar ulaştı. Üzerine regl de olunca katmerlendi. Agri kesiciler regl kanamalarını azalttigi ve süreyi kısalttiğı için almak istemiyorum. İbucold alıyorum Ancak ne burun akıntısı ne öksürük nezle vs yok bende. Sadece burun tıkanıklığı var ama onu da alerjime verdim. Dolayısıyla bu yaşadığım tüm vücudumu mahveden şiddetli ağrı ne diye düşünüyorum? Yaklaşık 10 gün önce bir yürüyüşte fena soğuk yemiştim ama şimdi mi baş gösterir bu? Son 1 haftadir da çalıştığım kütüphane biraz soğuktu ama bunlari yaşatacak kadar değildi sanki?

Bu ne ağrısı neyden kaynaklı sizce? Ilac harici neyle geçer sizce?
-1
Bartebly
(08.01.26)
her üşüttüğümüzde çocukluktan beri böyle olur bu.

kombiyi fulle ev sıcak olsun. aferin iç ve ardından 2 battaniye artı yorgan ile hemen uyu. uyandığında düzelir.

geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(08.01.26)
ateş var mı? influenza a olabilir. o da şiddetli vücut ağrısı yapabiliyor.
0
elorelia
(08.01.26)
Ben dahil etrafımda 2 kişide benzer şikayet var. Önce belimin sağında başladı, sonra sol omuz/göğüs gölgesine vurdu. Şimdi de sol arkam ağrıyor sırtım ama yok böyle bişey. Yürürken bile sızlıyor, öksürünce canım çıkacak gibi oluyor. Ama sıfır ateş sıfır halsizlik.
0
gobekliraki
(08.01.26)
@elorelia ateş yok.
0
🌸Bartebly
(08.01.26)
covid olmasın? o da böyle bel ağrısı ile başlayıp tüm vücuda yayılıyordu. şiddetli ağrı vardı ama grip gibi burnun da akmıyodu. tat koku var mı peki sizde?
0
Sadece soruyorum
(08.01.26)
(4)

Arabanın içi kokmaya başladı- iç temizlik yaptırırken neye dikkat etmeliyim

xu
ilk defa arabanın içini temizletmek istiyorum bir yere ama tecrübem yok. arabayı temizlik için emanet ederken bir şey söylemem gerekiyor mu? arabanın motorunu yıkamayın gibi..
ilk defa arabanın içini temizletmek istiyorum bir yere ama tecrübem yok. arabayı temizlik için emanet ederken bir şey söylemem gerekiyor mu? arabanın motorunu yıkamayın gibi..
0
xu
(08.01.26)
hayır arabanın motorunu yıkamazlar zaten. bir şey söylemene gerek yok ekstra dikkat etmelerini istediğin bi şey yoksa.
ama arabadaki kişisel eşyalarını güzelce istiflemeni bagaj doluysa boşaltmanı öneririm.
+3
jelly bear
(08.01.26)
mümkünse güneşli bir havada temizlet. koltuklar biraz nemli kalabiliyor. güneşli bir yere park edip camları aralık bırakırlarsa daha hızlı kurur. koltuk ısıtma varsa sen gelmeden önce açabilirler. bi tık daha kuru olur.
+2
merhum
(08.01.26)
paspasları iyi kurutsunlar sonradan nem kokusu geliyo iyi kurumayınca, ona dikkat et bence.
+2
Sadece soruyorum
(08.01.26)
Arabanın içi kokmaya başladı derken? Bir şey mi döküldü de kokmaya başladı, ya da ne bileyim kayaktan, yüzmeden geldiniz de mi kokmaya başladı.
Yoksa mecazi anlamda mı kullandınız?

Yağışlı bir yerde oturuyorsanız ve yağışlı havalarda araba kullanıyorsanız kastınız nem kokusu vesaire ise ilk olarak şu 3 boyutlu paspaslardan öneririm. Kaliteli olanları koku yapmıyor ve suyu havuz gibi olduğu için sağa sola da akıtmıyor. Gene halı tabanda nem tutmadığı için arabanın nemini de düşük tutuyor. Yağışlı haftalarda genelde ben arabanın 4 koltuk ısıtmasını da açıyorum, koltukların suyu çekmesine izin vermiyorum. Bu tarz bir koku varsa detaylı iç temizliğe verin koltukları tabanı sulu temizlik ile temizlesinler sonra havalandırın.
0
denizgonen
(09.01.26)
(5)

Özel numaradan arayıp rahatsız eden birini şikâyet edeceğim. Hangi yöntemi denemeliyim?

santimantal
Öncelikle, bu şikâyeti yapmamın benim sicilime herhangi bir dezavantajı olur mu?Arayan kişiler benimle eğlenmeye çalışıyor, beni tanıyan kişiler.Beni rahatsız ettikleri için bedelini ödemelerini istiyorum.CİMER'e mi yazayım, karakola mı gideyim, ilgili telefonu mu arayayım, savcılığa mı gideyim. Han
Öncelikle, bu şikâyeti yapmamın benim sicilime herhangi bir dezavantajı olur mu?
Arayan kişiler benimle eğlenmeye çalışıyor, beni tanıyan kişiler.
Beni rahatsız ettikleri için bedelini ödemelerini istiyorum.
CİMER'e mi yazayım, karakola mı gideyim, ilgili telefonu mu arayayım, savcılığa mı gideyim. Hangisinin ne farkı olur? Hangisini önerirsiniz?

Üç gün üst üste aradılar. Birinci gün konuşan kişi kim olduğunu söylemedi ve bana güldü. İkinci gün, kim olduğunu söylemezse savcılığa gideceğimi söyledim, cevap vermedi ve kapattım. Üçüncü gün telefonu açmadım önce bir daha arayınca kapattım ve özel numaralardan gelen çağrıları engelledim.

Şimdi bu arayan kişi ruh hastası biri olup başka yollardan rahatsız edebilir. Bunun önünü almak için şikâyet edeceğim.

Şikâyet edince kişinin kimliği bana açıklanacak mı?

Kişi ceza alacak mı?
0
santimantal
(07.01.26)
Karakola gidin. Ceza alırlar mı bilmem de, ders olur.
0
Kahvedesu
(07.01.26)
Böyle bir konuyu Cimer’e yazarsan öyle abuk öyle alakasız bir cevap alırsın ki kendin bile şaşırırsın bu alakasızlığı insanın nasıl hayal edebilmiş olduğuna. Zaten cimerin konusu da değil. Suç bu.

Karakola da gitme. Bin dereden su getirtirler, canından bezdirirler, ilgilenmezler.

Sen direkt kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan savcılığa ver.
+2
lazor
(08.01.26)
Bulunduğun yerdeki savcılığa hitaben bi dilekçe yaz chat gpt de yazabilir.
arandığın tarih ve saatleri belirt sonra da telefon arama geçmişinin ekran resimlerininin çıktılarını al. dilekçe ve ekleri ile adliyeye git, girişte danışma oluyor genelde. savcılığa suç duyurusunda bulunmak istiyorum diye söylersen müracaat savcısının odasını söylerler. sıra varsa beklersin sıra yoksa girersn. savcı dilekçeni okur, soracağı bir şey varsa sorar, sonra dilekçeni havale eder. bu işlemlerin çok uzun süreceğini sanmıyorum. sonra da senin dosyan o adliyede savcılardan birine tevzi edilir. savcı da operatöre yazı yazar araştırır. bulunur mu bilmiyorum ama bu yolu deneyebilirsin ücretli bir iş değil. sadece savcılığa gideceksin. işin sonunda bu kişiler bulunursa ve savcılık suçun oluştuğuna kanaat getirirse dava açılır ama suçun oluşmadığına kanaat getirirse dava açılmasına gerek olmadığına dair karar verip dosyayı kapatır.
0
Sadece soruyorum
(08.01.26)
@paudi, numarasını bilmiyor, nasıl yazabilir?
0
Kahvedesu
(08.01.26)
Engelle gitsin, bu tarz olayları büyütmek riskli. Hala ısrar ediyorlarsa, savcılığa gitmen lazım. Polis ve cimer'lik bir mevzu değil bu.

.

.
0
kartallar yuksek ucar
(08.01.26)
(3)

üsküp'e bilet aldım tavsiye

messina123
plansız programsız 2 kişilik üsküp bileti aldık. tarihler 26 şubat-1 mart arası1-araba kiralamamı önerir misiniz?2-şehir pahalı mı? eğer öyleyse kahvaltı dahil otel tutacağız, değilse daire tutarız.3-üsküp haricinde kosova'ya gitmeli miyiz? yoksa ohrid ve matka kanyonuna mı gidelim?4-yollar bozuk mu
plansız programsız 2 kişilik üsküp bileti aldık. tarihler 26 şubat-1 mart arası

1-araba kiralamamı önerir misiniz?
2-şehir pahalı mı? eğer öyleyse kahvaltı dahil otel tutacağız, değilse daire tutarız.
3-üsküp haricinde kosova'ya gitmeli miyiz? yoksa ohrid ve matka kanyonuna mı gidelim?
4-yollar bozuk mu? bir yere giderken dağ yollarından mı geçeceğiz? toplu taşıma nasıl iyi mi?
5-araba kiralama yerine flixbus önerir misiniz?
6-bu tarihlerde hava tahminen nasıl olur?
0
messina123
(06.01.26)
eksisozluk.com

hey ayrıntısına kadar anlatmaya çalışmıştım. ayrıca videoyu da izleyebilirsiniz orada da çok ayrıntı anlatmıştım diye hatırlıyorum.

madde madde cevap vermeye de çalışayım:

1. Sadece üsküpte kalacaksanız gerek yok, çevre şehirlere (ohrid vs.) gidecekseniz araç kiralamanız şart, 5 gün sadece üsküpte sıkılırsınız, o yüzden çevre şehirlere de gidin bence. üsküp merkezde araçlara çok kolay ceza yazabiliyorlar, özellikle park nedeniyle, aman dikkat.

2. şehir pahalı değil, türkiyede küçük bir şehir merkezi gibi. booking alternatiflerine yönelebilirsiniz. hamur işlerine de şans verin kahvaltıda.

3. Kosova yerine ohrid tercih ederdim ben olsam, matka kanyonu, milenyum hacı ve ohrid temel merkez yerleriniz olabilir gezebilecek.

4. Yollar bildiğim kadarıyla fena değil ama çok fazla radar var şehirler arası. toplu taşıma 2 sene önce körüklü otobüslerle idi ohride. şu anda bilmiyorum. bir kısmı dağ yolları evet. radara tekrar işaret edeyim.

5. flixbus'ı hiç duymadım, bilgim yok. kurumsal bir firmadan araç kiralamak her zaman güvenlidir.

6. tam gezme havası, ben ilkbaharda ve sonbaharda gezmeyi severim böyle yerleri. ben de 26 martta gitmiştim, çok soğuk olmaz mart başında da. www.accuweather.com

kafanıza takılan bir şey olursa sorun cevaplamaya çalışırım.
+6
winston insani
(06.01.26)
2023 senesinin Nisan ayında gitmiştim. Buna göre cevap yazacağım bildiğim sorulara.

2-şehir pahalı mı? eğer öyleyse kahvaltı dahil otel tutacağız, değilse daire tutarız.
+ Şehir ucuz. Ben, arkadaşım eşi ve 6 yaşındaki çocukla 3 geceliğine iki odaya 24.294 Tl vermişsiz. Otelden bağımsız şehir ucuz.

3-üsküp haricinde kosova'ya gitmeli miyiz? yoksa ohrid ve matka kanyonuna mı gidelim?
+ Matka Kanyonuna kesin gittin bence. Ohrid'e gidiş 2 saat sürüyor. Çok vakit geçeremedik Ohrid'de ama yine de Üsküp'e göre beğenmiştim. Kosova yerine ohrid tercih ederdim ben olsam +1
+1
put it in your appropriate place
(06.01.26)
2025 mayısta arnavutluk - tirana gittk. ordan otobüsle ohride gittik. ohridden de üsküpe gittik. araba kiralamadık şehirler arasında otobüs var. yollar da bozuk değil. hatta clasic company miydi neydi öyle bir firma vardı onun otobüsü ile gittik ohrid üsküp arasını.

internetten bakarsanız şehirler arası otobüsler çıkıyor araba kiralamaya gerek yok. şehirler zaten küçük olduğu için her yer birbirine yakın yürüyerek gidiliyor.

üsküpte matka kanyonu dışında görülecek hiç bir şey yok, tek yer türk çarşısı o da bence eminönünün aynısı. hediyelik eşyacılarda bakırköy pazarında satılan şeyler satılıyor :) ben açıkçası şehri sevmedim, o yüzden matka kanyonuna falan da gidesim çok gelmedi, ama matka kanyonuna şehir içi otobüsle gitmek bayağı zor sanırım araştırdığımdan öyle anladım. üsküpte türk çarşısında zaten matka kanyonuna günübirlik turlar var. kişi başı 25-30 euro falandı diye hatırlıyorum. gittiğiniz gün çarşıya gidip turu ayarlayın, ertesi gün sabah 10.00da kalkan turla gidip görün tek güzel yeri orasıymış.

eğer dönüş uçağınız 1 mart akşamsa ohride de gidip gelebilirsiniz, ama uçağınız erkense vaktiniz olmayabilir. çünkü araba kiralamayacaksanız şehirler arası otobüsle yaklaşık 3-4 saat sürüyor. ama araba kiralayacaksanız günübirlik gidip gelebilirsiniz bence.

makedonyada ohrid ve üsküpü gördüm başka bir yere gitmedim. bence ohrid üsküpten bin kat daha güzel. ohridde vkusno diye bi köfteci var mükemmel çok lezzzetli ve uygun fiyatlı. ohridin bi de incisi meşhur ama orijinal ohrid incisi yapan 2 aile varmış özellikle onlardan almanz lazım bissürü inci dükkanı var ama onlar orijinal tarif değilmiş.
0
Sadece soruyorum
(07.01.26)
(16)

işe başlar başlamaz izin istemek

yenibirgüzelnick
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti. iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin istey
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti.
iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim? yani izin vermediğim olmadı şimdiye kadar kimseye. ama bu kıza izin versem ben çok zor durumda kalacağım ve oryantasyon için iş yerinden izin almıştım o boşa gidecek. ne düşünüyorsunuz? normal mi bunlar?
0
yenibirgüzelnick
(06.01.26)
"Hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim?" Kurcuğu cümle tam olarak bu mu? Eğer buysa 7 gün 24 saat çalışması üzerinden anlaşmışsınız gibi anlaşılıyor, haftalık izni yokmuş gibi. Eğer hafta sonları izinli de bir gün de hafta içi için istiyorsa ve bunu her hafta için istiyorsa bu iyi bir ley değil, önce işi bağlayıp sonra kendi istediği şekle çevirmeye çalışmak bu. Hepsi de çakal demek ki, belli bir kurumdan filan seçiyorsan o camiada bu bir alışkanlık olmuş olabilir.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
bence hiç normal değil. ilk haftadan izin istenmez. siz çok yumuşak başlı bir insansınız, saf görmüşler kullanıyorlar. hadlerini bilsinler. siz hiç istediniz mi ilk haftadan izin? ben 10 farklı şirkette çalıştım hiçbirinden ilk 2 ay izin istemedim. giderse de gitsin.

evden çalışmalı bir iş bulmanız mümkün değil mi? siz veya eşiniz için?


--------
çocuğun tam bir eziyet olduğunu ve çocuk yapmama kararımın ne kadar doğru olduğunu bu tarz olaylarla daha bir anlıyorum. doğurması dert, büyütmesi dert, parası dert, baktırması dert...
+3
art cat chocolate
(06.01.26)
@muhayyer divan, yok canım haftada 5 gün çalışıyor işte bugün ikinci günüydü ama cuma günü için gelmesem olur mu işim var dedi. ben zaten 5 günlük yıllık iznimi harcamıştım çocukla alıştırayım haftaiçi diye. boşa gitti şimdi.

@art cat chocolate, ben zaten evden çalışıyorum ama çocukla birlikte çalışmak mümkün değil. sanırım evde olduğum için nasıl olsa evde diye kimseyi çalıştığıma inandıramıyorum sürekli izin istiyorlar.
+4
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Pek bildiğim bir konu değil ama işe başlamadan önce ayarladığı ev temizleme işi olabileceği geldi aklıma. O işte bir günde güzel bir para kazanılıyor, sizden maaşı almasına da daha bir ay var, diğerleri de bu kişi de o yüzden ilk haftadan izin istemiş olabilir.
+1
michael_knight
(06.01.26)
sinirlarinizi test ediyorlar. benim de kardesim otizmli. bir suru bakiciyla calistim. cogu beni suya goturup susuz getirir. ben de yumusak basli bir insandim. izin istedikleri zaman hayir diyemiyordum haliyle.

asagida yazdigi gibi, siz melek de olsaniz bakicilarin cogu 3 kurus fazlasini veren bir yer buldular mi gitme egiliminde olacaklar. maalesef onlarin bize degil bizim onlara ihtiyacimiz var ve bunu da cok iyi biliyorlar.

valla su an calistigim bir isim ve kardesimin bana ihtiyaci olmasa bakicilik yapmayi dusunurdum. erkek halimle herkesten de guzel yaparim.

allah iyi insanlarla karsilastirsin.
+6
trixi
(06.01.26)
bu hiç normal değil, siz net bir şekilde acil bir durum olmadıkça izin veremeyeceğinizi belirtin. evden çalışsanız dahi çocukla ilgilenemeyeceğinizi ayrıca daha çocuğun alışma sürecinde sürece ket vuracağını bu sebeple kabul edemeyeceğinizi söyleyin.
+2
wendyangelamoiradarling
(06.01.26)
Hayır diyeceksiniz, siz melaike de olsanız habersiz işi bırakabiliyorlar zaten hiç utanmadan. O yüzden en başta konuştuğunuz şartların dışına çıkmayın. Çünkü bu haftaki cuma gününün iznini verirseniz gelecek günlerde de izin vermiş olacaksınız. Baştan sert durun.

Yemin ediyorum insanlar çalışanların elinde oyuncak oldu ya.
+6
antihero
(06.01.26)
Herkesin işi çıkabilir ama ilk haftadan izin veya alışkanlığa dönüşmüş izin mantıklı bir şey değil.

Ben sizin yerinizde olsam zaten kendim vakit bulamadığım için kendisine ihtiyaç duyduğumu ve daha ilk haftadan böyle bir talebi beklemediğimi söyler durumun absürtlüğüne vurgu yapardım. O hafta için izin verir, ancak sonrası için söz veremeyeceğimi belirtirdim. Kısa süre sonra tekrar izin isterse o kişiyle o iş olmaz zaten.
+2
akhenaten
(06.01.26)
@akhenaten aslında bu hafta imkansız sonra istese yine ayarlardım ama mümkün değil izin veremem. ama şimdi de çocuğu nasıl bırakıp gideyim kadın sinirlenir izin vermedik diye. of ya nefret ettim bakıcılardan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
başka iş görşmesine gidiyorlar, izin verme, ilk haftadan izin mi istenir ya insan utanır, demekki utanmasıda yok. birde denemek için yapıyorlar resmen senin iyi niyetini baştan sıkı tutun.
+2
eja
(06.01.26)
normal değil bence de. ben çalışan olarak işe girdiğim ilk haftalarda izin alacağım durumlar olursa baştan belirtiyorum. son girdiğim işyerinde doktor kontrollerim olacaktı mesela. işe başladığım hafta 2-3 defa gitmem gerekeceğini 1-2 saat geç kalacağımı belirtmiştim iş görüşmesi olumlu geçince. siz bence bir daha bakıcı görüşmesi olursa, yıllık izin ve hastalık hariç izin istenmesi durumunu kabul edemeyeceğinizi belirtip baştan önünü kapatın derim.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
@Sadece soruyorum, halbuki görüşme sırasında bir önceki bakıcı ile izin konusunda sıkıntı yaşadığımızı söylemiştim. önceki bakıcı da emrivaki şekilde çocuğu uyuttum çıkıyorum işim var diyip çıkıp giderdi. böyle şeyler yaşamak istemiyoruz demiştim.
ama geldiğimiz nokta yine ilk haftadan izin istemekler filan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Ya gelenlerle bir kaşın kalkık konuşamaz mısın, mesela kız geldi sana cuma izin alabilir miyim işim var dediğinde dümdüz hiç düşünmeden ve gayet net bir tavırla ve hafif yüksek sesle sadece HAYIR diyemez misin? Hiç lafı dolaştırmadan, sesinle yüzünle konuşamaz mısın? Bunu yapman lazım artık. Hatta her bakıcıyla baştan anlaş bence, ilk 6 ay kesinlikle izin yok de. Ha, gözün tutmadığı anda yine şutla. Hatta bence gözlerini de korkut, evin çeşitli yerlerinde hepsi bilgisayarıma bağlı olan 20 gizli kamera mevcut de mesela. Biraz tepeden konuş, konuşmazsan böyle oluyor. Kızmayı bil şu insanlara. İleride çocuk okulda sıkıntı yaşasa, mecbur kalıp da öfke dili kullanman gerekse ama kullanamasan kimi nasıl caydıracaksın ki. İnsan bunları öğrenmeli, hayat pamuk helvası gibi bir şey değil maalesef.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
kimsenin günahını almak istemem ama istatiksel olarka baktığımda net olarak şunu görüyorum.

yeaa tamam buraya başladım ama daha iyi bi yerden çağırıyolar bi gidip görüşeyim, anlaşırsam bırakırım. anlaşamazsam daha iyi bir iş bulana kadar burada takılırım.

dediğim gibi gerçekten izne ihtiyaç olan bir durum da olabilir ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
+2
omer460
(06.01.26)
Muhtemelen birkaç hafta/ay gibi kısa bir süre çalışmayı düşünüyorlar. Daha iyi bir yer bulunca oraya sıçramak için. Girer girmez de izinleri kullanıp çalışmadan paraya çevirmiş oluyor.
+1
msb
(06.01.26)
Neden istiyormuş izni sordunuz mu? Önce nedenini sorun. Naiflikten demiyorum bunu belki çok önemli bişey vardır diye değil. Ama böyle durumlarda açıklama yapmak durumunda olduğunu baştan bilmesi, açıklaması yoksa değil izin almak, izni istemenin bile kabul edilebilir olmadığını bilmeli. Ha geçerli sebebi vardır düşünürsünüz o başka. Ama mutlaka sorun neden izin istiyorsun, o işini haftasonu neden yapmıyorsun. Sen bi izin gününde halletmeye çalış işini bakarız filan gibi.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(07.01.26)
(8)

Anne - Baba 0-6 yaş çocuğa hiç birsurette bağırmamalı mı sizce? (Çocuk sahibi anne babalara önemli soru)

psmstc
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı. şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı.

şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de 1 saat sinir krizleri yaşadı yerlere yattı. Bu arada o sinir krizinin sebebi de eşim çok istediği çikolatayı bilerek evde var dedi ve almadı.

Bana göre ise ; Benim o tepkim dolayısıyla mı bu sinir krizleri başladı bu durum diye içim içimi yiyor. :( ve çok üzgünüm.

Dün sabah biz işe giderken annesine el sallıyor. Ben el sallıyorum bay bay yapıyorum ve beni görmezden geliyor :((((

Eşim de diyorki bu 2-3 yaş sinir krizleri normal diyor. Ama ben tepkime yoruyorum bu durumu.

Ne dersiniz? Lütfen tecrübe ve deneyimlerinizle bana bir kılavuz olursanız çok sevinirim...


Şimdiden çok teşekkürler..............

Dipnot: Ben babayım bu arada.
+1
psmstc
(06.01.26)
Abi yapmayın gözünüzü seveyim. Bizim anamız babamız gavur tohumu diyerek döverdi bizi, maksimum 10 dakka sonra gider kucağına çıkardık yine. Tamam illa bilinçaltın bir şeyler bırakmıştır bizde de bunlar ama bu kadar da hassas değil bu dengeler. Doğru olan tabi ki bağırmamaktır ama bi bağırdık diye hiçbir çocuk da arıza moduna geçmez.
0
anatomik
(06.01.26)
bu yaşlarda sinir krizleri olur. Fazla büyütmenize gerek olduğunu düşünmüyorum.

Öncelikle bağırmamak en iyisi. Ama tabiki hepimiz insanız bazen insanın sabrı taşıyor. Ama durumları telafi etmek lazım. Yani bir daha böyle bir durum olursa sakinleştikten sonra çocuğunuzla konuşun gerekirse özür dileyin.

2 yaşından sonra çocuklar hayır kavramını yeni öğreniyorlar. yani sizin birşeye dediğiniz hayırın ne anlama geldiğini bile yeni keşfediyor çocuk. o yüzden daha sabırlı olmaya çalışın. bakmayın böyle dediğime benim de 3 yaşında kızım var benim de dayanamayıp bağırdıklarım oluyor. ama telafi etmesini bilmeniz gerekir.

yaşadığınız durumu çok da kafaya takmayın bunlar ufak şeyler.
+1
nuevo
(06.01.26)
5 yaşına girecek kızım var ben de babayım. elimizden geldiğince eşimde ben de bağırmamaya çalışıyoruz. ancak hayatın sıkışmışlığı, kendi tahammülsüzlüğümüz, sorunlarla başa çıkamamız sebebiyle bağırdığımız oluyor. okumadığımız kitap kalmadı ama reelde kitaptaki gibi olmuyor. işin doğrusu bağırmadan çözmek ama biz başaramadık. daha çocuk 27 aylık, büyüdükçe ben merkezcil oldukça daha da sizi sinirlendirecek siz de bağıracaksınız. önemli olan bunu rutinleştirip normalleştirmemek. 2 3 yaş krizi zor bir dönem.
0
mikahakkinen
(06.01.26)
benim çocuğum yok ama ilerde istediğim için instagramda çocuk gelişimi ile ilgili bilgi videoları yapan psikologları takip ediyorum. anladığım kadarıyla hatasız ebeveynlik diye bir şey yoktur ama hatasını telafi etmeyen ebeveyn vardır. mesela bağırdıktan bir süre sonra herkes sakinleşince gidip sarılıp gözlerinin içine bakıp onun duygusunu anladığınızı, çikolatayı ne kadar istediğini bildiğinizi, ama almamızın mümkün olmadığını basit birkaç kelime ile anlatıp daha sonra "bazen babalar da sinirli olabilir bağırabilir" ama yaptığım doğru değildi sana bağırmamalıydım diye hata yaptığınızı kabul etmeniz gerekiyormuş.

sinir krizleri aslında onun kendini fark ettirme çabası. sinir krizi anında konuşmaya çalışmak yanlışmış çünkü beyni tamamen kapanıyormuş. kriz esnasında size ya da birine vuruyorsa elini tutup bana vuramazsn ama istersen yastığa vurabilirsin diye yönlendirmek gerekiyormuş. bazı çocuklar temas seviyor sarılarak sakinleşiyor bazı çoçuklar ise temasa aşırı duyarlı oluyormuş krizi büyütmemek için sizin çocuğunuz hangi şekilde sakınleşiyor onu gözlemlemeniz lazımmış. kriz bitti diyelim sarıldınız o zaman gözlerine bakıp duygusunu ona yansıtmanız gerekmiş çünkü kendisi duygularını anlamlandıramıyormuş, mesela "çok üzgün olduğunun farkındayım, sinirlisin görüyorum, çikolata yemek istediğini anlıyorum" gibi. sonra da onun seçim yapmasına imkan tanıyacak şeyler söylemeniz lazımmış mesela; "yemekten sonra önçe çikolatanı mı yemek istersin oyun oynamak mı?" gibi. yani çocğun o anki sinir krizini ağlama bağırma yerde sürünme diyerek durdurabileceğinizi sanmıyorum, dursa bile o an korktuğu için durur sizi dinlediği için değil, ve bu da aranızın daa kötü bozulmasına neden olur.

bir de geçen bir video izledim. 2-3 yaşlarında çocuğun önünde havuç ve salatalık koyuyolar. hangisi havuç dediğinde havucu seçiyor, hangisi salatalık dediğinde salatalığı seçiyor, sonra hangisi havuç değil dediğinde niye havucu seçiyor. çünkü olumsuz cümleleri henüz algılayamıyor. mesela o an sizin telefonunuzu yere fırlatıyor, siz de fırlatma diyorsunuz o sizi anlamıyor muhtemelen. olumlu cümle yapısı ile "telefonu bana ver kızım" "getir kızım" vs derseniz daha iyi olabilir.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
Annemin fi tarihinde abime uyguladığı yöntemi anlatayım (nesil farkı falan dikkate alırsınız)
Abim bir mağazanın ortasında ağlayarak bir şey aldırmaya çalışıyor avazı çıktığı kadar bağırarak ve annem kesinlikle red ediyor ve onu orada bırakıp ayrılıyor (onu uzaktan görebileceği abimin onu göremeyeceği bir reyonun kenarına geçiyor) abim 5 dakika sonra annemin onu bıraktığını sanıp onu aramaya başlıyor ve hayatı boyunca bir daha bu davranışı tekrarlamıyor (terk edilme travması falan tetiklenir falan bilemem o size kalmış).
Bana küçükken arada "işe gidiyoruz gelirken almamızı istediğin bir şey var mı?" diye sorduklarında bile "uygunsa...." diye başlayarak cevap verirdim.
Ebeveynlerim dünyanın en iyisi değillermiştir muhtemelen ama hayatımda hiç benim veya abimin herkesin içinde bizim onlara ya da onların bize bağırdığını hatırlamam.
+1
bartholomew87
(06.01.26)
ay hayır tabi ki. bir kere bağırma ile çocuğun huyu değişmez. çocuğun huyunun değişeceği vardır. 2. yaş doğum gününü kutlarsınız ve ertesi gün bambaşka bi çocuk gelir karşınıza mesela. tüm anneler bunu bilir. gerçekten sanki gizli bi tuşuna basılmış gibi huyu değişiverir çocuğun. üzerinize alınmayın.

maalesef bağırmadan ebeveynlik yapmak benim açımdan imkansız. isteyen istediği kadar taşlayabilir. olmuyor yani. şimdi ben ona bağırıyorum, o bana bağırıyor. bizimki kronik mesela. benim tepkime karşı tepki geliştirdi çocuk diye düşünüyorum.

yani kendinizi suçlamayın. bir kereden bir şey olmaz. zaten bağırdıktan sonrası önemli. gidip kendinizi anlatmaya çalışacaksınız. (muhtemelen anlamayacak)
+1
elorelia
(06.01.26)
Hocam benim de sizle yaşıt kızım var. ben de bazen kendisine kızınca bağırıyorum. cam fanusda büyümedik hiç birimiz neticede. evlatlarımız da hayatta her tepkiye aşina olmalılar belli ölçülerde.

onun dışında geçenlerde gördüğüm bir anektod çok hoşuma gitti size de bahsedeyim.
"çocukları etkileyen ve üzen şeyin onlara bağırıp kızmak değil sonrasında onları tekrar kucaklamamak olduğuna yönelik bir bilgiydi. yani kızıp kendisine tepki gösterdikten sonra küçük bir ara verip kendisine sarılıp yaptığı şeyin yanlış olduğunu bahsetmek gerekiyormuş. kızıp bağırıp sonra dönüp arkamızı gidersek olmuyormuş.
+2
bigcaptain
(06.01.26)
Sınır koymak için bağırmak zarardan çok fayda sağlayacağı kanaatindeyim.
zaten çocukların/bebeklerin ağlayarak bişeyler istemesinin sebebi ebeveynin bir süre sonra sussun diye istediklerini yaptıklarını öğrendikleri içindir.
-1
duyuruuser
(06.01.26)
(26)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-5
eileengray
(06.01.26)
lütfen bahsedin
+5
pide
(06.01.26)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(06.01.26)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(06.01.26)
ben de sevmem
+2
kisa
(06.01.26)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+8
üğpoıuy
(06.01.26)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(06.01.26)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(06.01.26)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(06.01.26)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(06.01.26)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(06.01.26)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(06.01.26)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(06.01.26)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(06.01.26)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(06.01.26)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(06.01.26)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(06.01.26)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(06.01.26)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(06.01.26)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(06.01.26)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
+1
akhenaten
(06.01.26)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(06.01.26)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
+1
eja
(06.01.26)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+3
anaphylacticshock
(06.01.26)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(06.01.26)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: @muhayyer divan, bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+6
🌸eileengray
(06.01.26)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(06.01.26)
(2)

işe iade davası hk.

laf salatasi
Selamlar, iyi akşamlar.İşe iade davası için avukata ne ücret ödeniyor, masraflar nedir ?İşe iade kazanıldığında alınan tazminattan avukat yüzde alıyor mu ?Teşekkürler.
Selamlar, iyi akşamlar.

İşe iade davası için avukata ne ücret ödeniyor, masraflar nedir ?

İşe iade kazanıldığında alınan tazminattan avukat yüzde alıyor mu ?

Teşekkürler.
+1
laf salatasi
(05.01.26)
Avukata en başta para ödenmiyor sadece dava açılış masrafı ve bilirkişi ücretini ödüyorsun, sonra kazandığı paradan yüzde üzerinden alınıyor
+2
Sadece soruyorum
(05.01.26)
İstinaf süreci dahil benim dava 2 buçuk yıl sürmüştü. Avukat, dava açarken %15 alırım demişti, dava lehime sonuclandı. Pandemi sonrası süreç içinde tl çok değer kaybettiği için senden %25 istiyorum dedi, firmadan sonra bir de avukat kazık attı.

Aile dostu tanıdık bir avukat varsa onunla yola çık. Sürec ne kadar kısa sürerse o kadar iyi. Arabulucuda anlaşmak istediğini hem avukatına hem firmaya bildir.
+2
HellKeePer
(05.01.26)
(19)

5 Yaş Çocuk Gece Korkusu

delusione
Merhaba Arkadaşlar,Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an
Merhaba Arkadaşlar,

Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an 20 Aralık itibari ile her gece korkarak uyanıyor ve garip garip konuşuyor el ayak buz gibi oluyor. Gece terörü ihtimali de elendi kafamızda çünkü ertesi gün hatırlıyor. Akşama doğru iyice huzursuzlanıyor. O mutlu keyifli hali gitti çocuğun.İşi çok metafiziğe vurmak istemiyorum ama konu ile ilgili düşünceniz nedir? Çocukken bende buna benzer bir durum yaşadım ve tıp çaresiz kalıp bir hoca çözmüştü işi ama malum ortalık üç kağıtçı dolu danışabileceğim kimse yok. Lütfen ciddi cevaplar verirseniz sevinirim çok gerginiz bu sebepten dolayı.
-4
delusione
(05.01.26)
öncelikle geçmiş olsun. hastalık dışında aile veya çocuğunuzun yaşamında önemli bir değişiklik oldu mu? Anne baba kavgası, boşanma, dede, anneanne vefatı, ayrılması vb. Bunları düşünün. Lütfen fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa bir pedagoga gidin. Hocayla falan olmaz. Ters bir şey söyler daha da kötü olabilir çocuk.Ayrıca burada birisi deneyimini paylaşırsa ihtimal olarak değerlendirin ama tamamen buna odaklanmayın. Her vaka farklıdır.

Bu arada akşama doğru huzursuzlanması gece iyi uyuyamadığından ve yorgunluktan kaynaklanıyordur muhtemelen.
+3
merhum
(05.01.26)
izlediği/duyduğu bir şeyden korkmuş olabilir. o hastalığın verdiği acıdan dolayı da böyle davranıyor olabilir. hastalığı anlamlandıramıyordur ve korkuyordur. geçeceğini ve iyileşeceğini anlatın.

cin diye bir şey yok. şeytan diye bir şey yok. hayalet diye bir şey yok. ruh diye bir şey yok. yıl 2026 ve hepimiz 30 yaş ve üstü insanlarız artık. mantıklı düşünelim. bilime yönelelim.

siz çocukken de muhtemelen ya placebo etkisiyle çözüldü ya da çözüleceği vardı hocaya denk geldi.

çocukla düzgünce oturup konuşun. seni korkutan ne? bir şey mi gördün/duydun? korktuğu zaman ben yanındayım diyin sarılın. sakinleştirici konuşun. uyumadan önce de sakinleştirecek şekilde konuşun, masal okuyun. gerekirse birkaç gece yanında uyuyun vs.

pedagog ile görüşebilirsiniz. en iyi tavsiyeleri o verir ve konuyu çözer.
+18
art cat chocolate
(05.01.26)
ateşten halüsinasyon gördü muhtemelen.

bu arada ben metafiziğin de bu tarz durumlarda gayet işe yaradığına şahit oldum. benim elimdeki egzama da okuyunca geçmişti normalde 1 senedir gitmediğim doktor kalmamıştı ama okuttum ve ertesi gün bitti. her şeyin de ilacı tıp değil.
-13
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Travmaya sebep olacak bir şey yaşamadı. Zaten inanın sevgi ile büyüyen bir çocuk. Rutin dışında bir şey yaşamadık yaşamadı. Çok uzun süre bir ateşli olma durumu da söz konusu olmadı. İlk etapta el ayak hastalığına bağladık. Sonra buna bağlı gece terörü olabilir diye düşündük. İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim. Okula gidiyor yeme içme de bir problem yok ama dediğim gibi çocuğun gözünün feri gitti resmen.
-9
🌸delusione
(05.01.26)
art cat + 1

bir de çocuk tablet veya telefonda bir şeyler izliyor mu? oyun oynuyor mu? izlediği, oynadığı içerikler sizin denetiminiz altında mı? bu tarz bir şeyden etkileniyor olabilir mi?

çocuğum yok ama bazen çocukların izledikleri, oynadıkları içerikleri denk gelip görünce aklım çıkıyor, çok ürkütücü figürler ve kurgular var. çocukların olumsuz etkilenmemesine imkan yok.
+3
Phoebe
(05.01.26)
Tüm ihtimalleri arkadaslar guzelce belirtmis. Ben cin diye bir sey yok +1 demeye geldim. Çocugun belli ki ya fiziksel ya psikolojik bir derdi var. Okulda arkadaslari korkunc hikayeler anlatmis bile olabilir. Boyle safsatalarla daha kötüye gitmesine sebep olmayin. Deneyimli bir uzman yardimi cozum olacaktir
+14
üğpoıuy
(05.01.26)
cevabınızın bir kısmında sanki gereksiz bir detaymış gibi "okula gidiyor" diye bahsetmişsiniz ama bence bu çok önemli bir detay. okulda bir şey oluyor mu diye araştırdınız mı? öğretmenleriyle davranış değişikliğini konuştunuz mu? onlar da gözlemlemiş mi? okuluyla da iletişime geçip pedagogla görüştürebilirsiniz. gerekirse de üniversite hastanesine gidebilirsiniz. açıkçası sizin bir cevabınız da çok endişe verici:

"İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim."

batıl inancınızla çocuğu etkiliyorsunuz muhtemelen. hatta ona farklı biri gibi bile davranıyor olabilirsiniz. sizin de profesyonel destek almanız hem size hem de çocuğa faydalı olur. belli ki çocuğunuzu çok seviyorsunuz ama yöntemleriniz yanlış olabilir.
+14
eileengray
(05.01.26)
inançlı bir insanım lakin işi hemen cine toniğe bağlamanın mantığını anlayamadım.


cinin işi yok da gelecek size musallat olacak. doğru düzgün bir doktora götürün çocuğu. tablette telefonda bir şey görmüştür arkadaşları anlatmıştır. karşınıza alıp sormadan kafanızda kurmanız şaşırttı.

böyle şeyler bu tip şeyleri çok düşünenin başına gelir derler. aklınıza gelen ilk ihtimal neden metafizik? tıp çok gelişti
+2
Hallegadola
(05.01.26)
evde sürekli inşirah suresi açık kalsın youtube üzerinden birkaç gün. allah şifa versin.
-6
summerjam0306
(05.01.26)
dua olayı aslında tamamen placebo etkisi.

dünya üzerinde bir sürü din var. herkes kendi dini inancına göre dua ediyor ve duasının karşılık bulduğunu söylüyor, buna inanıyor. herkes kendi tanrısının "tek" doğru olan olduğunu söylüyor ama herkesin de duası işe yarıyor ne hikmetse. :)

çocuğa geçmiş olsun demeyi unutmuşum. geçmiş olsun.
+7
art cat chocolate
(05.01.26)
odası çok sıcak mı?
sıcaklık yorgan bunalmada bu tip şeyler yapıyor, bir kaç gün peteği kapasanız çok sıkı giyinmeden serin yatsa, birazda sizin çocuğu ferahlatmanız önemli mesela bak bu akşam peteği kapatıcaz çok rahat yatıcaksın derseniz koşullanması gider.
0
eja
(05.01.26)
Ateşli hastalıklardan sonra böyle şeyler olabilir tıpta bunun örnekleri var. Epstein barr virüsü sonrası Alice in wonderland sendromu diye bir rahatsızlık oluşabiliyor mesela, okuyun bakalım bir sizin duruma uyuyor mu

pmc.ncbi.nlm.nih.gov

2 3 hafta belki 1 ay sonra geçiyor diye biliyorum. Bence ateşliyken gördüğü rüyalar etkilemiş olabilir, bir süre gözlemleyin geçmezse yine değerlendirir siniz bir pedagog ile
0
kullanicadi
(05.01.26)
tibba caresiz kalabilecegi kadar sans vermemissiniz sanki, bir pedagogdan destek alsaniz metafizige kaymadan once, cocuk icin daha faydali olur sanirim. arkadaslarin dedigi gibi okulda arkadaslarindan (ya da ekran saati varsa izledigi seylerden) duydugu bir seylerden etkilenmistir bence de. madem hatirliyor geceleri yasananlari, gunduz normal bir ruh halindeyken de konusup dertlesmeyi deneyebilirsiniz bir de. ne hissediyor ne yasiyor anlatir belki?

edit: cok gecmis olsun yavruya, umarim en kisa zamanda normal hayatiniza donersiniz.
+4
in vino veritas
(05.01.26)
cok gecmis olsun. oncelikle gitmediyseniz noroloji poliklinigine gidin, bu sikayetleri anlatin. yardimci olmalari lazim.
+1
tahtakafa
(05.01.26)
geçmiş olsun.travma yaşayıp yaşamadığına siz değil psikolog veya psikiyatrist karar versin. 5 yaş çocuğu okulda yaşadığını evde farklı şekilde anlatabilir. etkilenip etkilnemediği de belli durumlarda belli olur.
+2
mikahakkinen
(05.01.26)
çok geçmiş olsun
metafizikle alakası yok +1
siz arapça dua okumaya başlayınca çocuk iyice korkmuştur o yüzden okumanı istememiştir çok normal değil mi annesinin hiç anlamadığı dilde bir şeyler söylemesinden korkması.
+8
Sadece soruyorum
(05.01.26)
gerçekçi olmayan korkularınızı (cin-peri) içselleştirerek çocuğa yansıtmanız işleri daha da çıkmaza sokar.
+9
orpheus
(05.01.26)
Geçenlerde birisi de evinde tuhaf şeyler olduğunu yazmıştı. Herkes hava kalitesini ölçtür demişti. Carbondioksit çoğalınca inananlar tuhaf şeyler yaşayabilir dendi. Gece yatmadan bir havalandırın olmadi. Hava sirkülasyonu mu yok?
0
bir varmis bir yokmus
(05.01.26)
Arkadaşlar hepinize teşekkür ederim. Dün gece çok şükür yaşamadık. Bir arkadaş özelden belirtmiş benzer bir durumu. Bu arada çocuğu doktora götürüyoruz tabi ki. İlk defa böyle bir durum ile karşılaştığımız için her ihtimal aklınıza gelebiliyor. Son ihtimali de elemiş olduk. Süreci takip edeceğiz.
0
🌸delusione
(06.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(10)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+3
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(6)

Elden maaş vermek

yenibirgüzelnick
Bakıcı sigorta istemiyor onun yerine parasını istiyor. Ben de ibana atmak istemiyorum ileride ortaya çıkar filan diye. Sizce her ay zor olur mu elden 50k gibi bir para? Veya ibana atsam nasıl risk almadan bu işi çözerim?
Bakıcı sigorta istemiyor onun yerine parasını istiyor. Ben de ibana atmak istemiyorum ileride ortaya çıkar filan diye. Sizce her ay zor olur mu elden 50k gibi bir para? Veya ibana atsam nasıl risk almadan bu işi çözerim?
0
yenibirgüzelnick
(03.01.26)
Uyuşmazlık olan bir durumda bunlar beni çalıştırdı ve sigorta yaptırmadı diye sizi şikayet edebilir. Evinize gelip gittiğinizi gören iki tane kişiyi şahit gösterirse ceza yersiniz. Bu nedenle sigortasız çalışan birini asla kabul etmeyin. Hem sigortasını yaptırın hem de parayı bankadan yatırın.
+5
plastik turambar
(03.01.26)
sigorta isteyip istememesi önemli değil, siz sigortasız çalıştırmayın. hem sgk hem de maliye affetmez şikayet anında.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(03.01.26)
sigortasız çalıştırmayı kabul etme. başka bakıcı bul gerekirse.
kirayı elden alıp kiramı ödemedi diyen var bu ülkede. kimseye güvenme.
+2
jelly bear
(03.01.26)
Sakın ama sakın bu tuzağa düşmeyin derim. Bakıcıların fiks icraatı bu artık. 4*5 yıl sonra beni sigortasız çalıştırdı diye seni şikayet edip, hem senden ekstra para alacak hem de bir sürü ceza ile uğraşacaksın. Bu arada sigortasız çalışan gözüktüğü için tabi dul aylığı, yetim aylığı, yardım teşvik devletten ne koparırsa onu da alacak. Parayı elden vermen de bir şeyi değiştirmez, iki tane şahit ile istediğini yapar.
+1
koskoca kirpi
(04.01.26)
güvenmeyin +1 hem ilerde sgk'dan ceza yeme ihtimali var. hem geriye dönük sgk primlerini yatırmak zorunda kalacaksınız, hem de elden verdiğiniz maaşı isteme ihtimali var.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
sıkıntılı bir durum. sigorta işi çalışan ile işveren arasında bir durum değil. devlet te bu işin bir tarafı. sen aslında çalışanın primini ödemediğin zaman çalışana değil devlete ödemen gereken bir primi ödememiş oluyorsun. ayrıca çalışan kişinin ilerde bunu suistimal etmeyeceğinin bir garantisi yok.
0
abelardo
(05.01.26)
(3)

Bu seneki hedefler-planlar

darthvader
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
0
darthvader
(01.01.26)
saniyeler once arkadasima yazdim.

perm basvurusu yapabilmek
is/takim degistirmek
20 kitap 150 film
dunya kupasi maci izlemek (mumkunse final)
0
antikadimag
(01.01.26)
Borçlarımın tamamını ödemek istiyorum bu sene.
0
sekizdokuzon
(01.01.26)
2 ülke var gitmeyi çok istediğim, bu ikisine gidebilirsem benden kralı yok.
0
Sadece soruyorum
(02.01.26)
(6)

Milli piyango gerçekten dağıtıldığına inanıyor musunuz?

messina123
Toplam 10 milyon ihtimal var ve her ihtimalin değerini 800 liraya sattılar. Tüm biletlerin dağıtıldığı senaryoda 8 milyar lira ciro yaptılar. Toplam dağıtılan ikramiye 4.6 milyar lira. Bunun ek maliyetlerini, bayii karlarını falan da eklersek 5 milyar lira maliyetleri olacak.Satışların geçen seneye
Toplam 10 milyon ihtimal var ve her ihtimalin değerini 800 liraya sattılar. Tüm biletlerin dağıtıldığı senaryoda 8 milyar lira ciro yaptılar.

Toplam dağıtılan ikramiye 4.6 milyar lira. Bunun ek maliyetlerini, bayii karlarını falan da eklersek 5 milyar lira maliyetleri olacak.

Satışların geçen seneye göre %35 düştüğü haberleri var. Yani geçen sene tüm biletleri satmış olsalar, bu sene ise satışları %35 düşmüş olsa edecekleri ciro 5.2 milyar lira.

5 milyar liralık bilet satmak için toplam biletlerin %62’sini satmaları lazım. Bu kadar bilet satarlarsa anca 0 noktasına varabilecekler. Ben bu kadar bilet sattıklarını sanmıyorum. Çevremde piyango bileti aldım diyen 1 kişi bile yok.

Bu iş tamamen bir holdingi zengin etme üzerine kurulu.
0
messina123
(01.01.26)
söylenecek çok söz var,
ama halkı,
sevgi ve dostluga sevk etmekten işlem yapiliyor.
+2
designer
(01.01.26)
Büyük ikramiyeden daha çok küçüklerde bir oyun olduğunu düşünüyorum. Amorti, son 2 ve 3 rakamının ikramiye dağıtımında oranı %68 gibi oluyor. Bazı sayıları az bas, az sat. O sayıları kazandı olarak ilan et. Örneğin yılbaşı çekilişinde, %68 i bu yöntemler %18 e düşürsen 2,5 milyar lira kasada kalır.
+2
krtkartal
(01.01.26)
Valla onu bunu bilmem de ben bu sene de bi çeyrek aldım, yılbaşına son bi kaç gün kala hayaller kurmak öyle tatlı geliyor ki bana :)
+1
antihero
(02.01.26)
2005 yılından bu yana almadım da almam da.
+1
Mirket
(02.01.26)
adamlar toplanan bağışları bile yiyorlar. filistin milistin ayağına malı vuran dolu. ne piyangosu
+1
runaway
(02.01.26)
ben gerçekten random bi şekilde herhangi bir insana piyango çıkacağına inanmıyorum. hilesiz olduğuna inanmıyorum yani. ama bilet almamamın sebebi sadece bu değil. inansam bile almam muhtemeln, zaten bana çıkmaz, çıksa da o paradan hayır geleceğine pek inanmam.
0
Sadece soruyorum
(02.01.26)
(4)

İstanbulda lazer ameliyat icin doktor hastane önerisi/anadolu

rebecca
Nerede yaptırdınız kimi önerirsiniz?Azıcık da endişeleniyorum, gidip muayene olacağım ama neye dikkat etmeliyim bilmiyorum.Veni vidi caddebostan 39bin dedi, no touch mışDünyagöz 50 dedi, smile dısındaki yöntemlerin fiyatı buymus. Ama smile 80imiş. Anlayan varsa tüm bunlar nedir ne değildir, bilgi de
Nerede yaptırdınız kimi önerirsiniz?
Azıcık da endişeleniyorum, gidip muayene olacağım ama neye dikkat etmeliyim bilmiyorum.

Veni vidi caddebostan 39bin dedi, no touch mış
Dünyagöz 50 dedi, smile dısındaki yöntemlerin fiyatı buymus. Ama smile 80imiş.
Anlayan varsa tüm bunlar nedir ne değildir, bilgi deneyim paylasırsa çook sevinirim. Ona göre birine muayeneye gideceğim
0
rebecca
(30.12.25)
Etiler Dünya Göz'de Anıl Kubaloğlu'na yaptırmıştım iki sene önce. birkaç ay önce başka bir doktora kontrol ettirdim "kim yaptıysa çok güzel yapmış" dedi.

sizin dikkat etmeniz gereken bir şey yok. kontrollerden sonra olup olamayacağınızı söylüyorlar zaten. 10 dakikalık bir işlem, keşke çok önceden yaptırsaydım.

no touch ile smile arasındaki fark kullanılan teknik nedeniyle ağrı süresiyle alakalıydı sanırım. no touch yaptım hiç de acı hissetmedim. 3-5 gün kaşıntı oluyor o kadar. smile'a gerek yok bence. ben 1000 dolara tekabül eden bir meblağa yaptırmıştım. 27 bin tl idi o zaman.
0
efreet sultan
(30.12.25)
Gözüne dokunulmasından bile rahatsız olan travmatik derecede sıkıntılı arkadaşım sordu soruşturdu, Ataköy Dünyagöz'de Fevziye öndeş yılmaz isimli bir doktorda yaptırdı operasyonu. Ben götürüp getirdim kadın ilgilendi süreçleri anlattı şahidim. 7-8 ay olacak bir problem yaşamadı.
0
Bruce
(30.12.25)
daha önce muayene oldunuz mu lazere uygun mu gözleriniz? ben fatihte emniyetin karşısındaki bezmi alem hastanesinde deçente muayene olmuştum, sonuçlara prof hoca da bakmıştı ve retina kalınlığı lazer için uygun görülmedi, böyle bi şansım yokmuş benim. buna bir baktırın önce derim.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
veni vidi'nin telefonda verdiği fiyata aldanmayın. hastaneye gidince ek ücretler çıkıyor. telefonda verdikleri ücret 2 numara ve altı no touch için olması lazım, numara yüksekse artıyor. bir de bu ameliyatı olursanız "erken iyileşsin diye sizin kanınızdan ilaç yapıp verelim, o da 3-5 bin tl" diyorlar. ilasik için de +10 bin gibi bir şeydi sanırım. ilasik'in iyileşme süreci daha kolay, ben tek başıma hastaneye gidip eve dönmüştüm bunda. no touch'da sanırım eve tek başınıza dönecek kadar iyi olmuyorsunuz ameliyattan hemen sonra.
0
shadowfollower
(30.12.25)
(13)

Yeni yılda başına ne gelsin

luluki
İsterdin?
İsterdin?
0
luluki
(30.12.25)
Para. Çok para.
+4
antihero
(30.12.25)
antihero +1
Yağsın böyle. Oluk oluk.
+1
auroraaurora
(30.12.25)
para.. derdimiz imanımız para..
uzaktan çalışabileceğim daha yüksek maaşlı bir iş.
ama öncelik aşk.
0
jelly bear
(30.12.25)
Para gelmesine gelsin de, harcayabilecek vakit, enerji, huzur ve şevkle birlikte.
+1
(30.12.25)
paradan başka isteğim yok.
0
nothing in my way
(30.12.25)
halihazirda en büyük sorunum para olduğu için ben de para diyorum :) Allahım nolur.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
Güzel bir iş..
0
yankee jumping
(30.12.25)
Güzel bir iş, ve güvel bir ev.
0
Amaranta ursula
(30.12.25)
Sağlık açısından kaybımız olmasın, çok daha iyi bir iş güzel bir maaş, hayalimdeki tarlalı bahçeli bir ev ve mümkünse insanlığı güzel bir insanla tanışmak
0
pislick0
(30.12.25)
Resmi tatiller hariç en az 1 haftalık tatil
+1
iwasbornonamountainside
(30.12.25)
uzun dönem oturum izni.
mart ayında sıkıntısızca abd'ye girmek.
yeni bir iş.
son 6 yıldaki çabalarım, emeklerim ve sabrımın karşılığını almak.
karşılıklı aşk ve ilişki, hatta evlilik.
ayrıca bedenen ve ruhen sağlık.
0
rain when i die
(30.12.25)
Gezi ve Seyahat.

Yarın yokmuşsuna gezsem. Uçaktan uçağa atlasam.
0
put it in your appropriate place
(30.12.25)
Ablam kanser...
İyileşsin...
Allah benim ömrümden alsın, ona versin...
+2
cccbehzatccc
(30.12.25)
(8)

Her şeye rağmen yeni bir yılın başlayacak olması

luluki
Heyecan vermiyor mu? Duyurunun belki de en düz adamıyım. Ulan sanki noluyo! yeni yıla giriyoruz eee? diyen karikatürüm.Ben bile ufaktan heyecanlanıyorum.Bu insanın içindeki bitip tükenmeyen yaşama arzusu mu? Nedir bunun biyolojik tanımı?
Heyecan vermiyor mu? Duyurunun belki de en düz adamıyım. Ulan sanki noluyo! yeni yıla giriyoruz eee? diyen karikatürüm.
Ben bile ufaktan heyecanlanıyorum.
Bu insanın içindeki bitip tükenmeyen yaşama arzusu mu? Nedir bunun biyolojik tanımı?
0
luluki
(30.12.25)
bence çocukken bu şekilde kodlandığımız için. bu arada düz olmakta benimle aşık atamazsın. yeni yıl, doğum günü falan hiç umrumda olmaz. belki yaş farkındandır tabi.
53: not
0
lazpalle
(30.12.25)
Vermiyor, şu tantana bitsin diye bekliyorum.
0
(30.12.25)
normalde bana da heyecan veriyordu da bu yıl vermiyo ya, anlamadım ben de. ama sanki bu sene genel olarak ülkede yeni yıl ruhu yok. normalde bime falan yeni yıl konseptli ürünler falan gelirdi sanki bu sene yok. hiç bi yerde süslemedir vs görmedim. sanırım hükümetin dizaynı bu şekilde.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
Yoo vermiyor. Bu sene de yeni bir seneydi bir hayrını gören oldu mu?

Heyecanlanacağım bir şey yok ama sokaklar çarşılar falan renk değiştirmiş oluyor, rutinin dışında bir atmosfer oluyor. Onu seviyorum. Herkes bir şey olacakmış gibi davranıyor sanki. Oyun oynar gibi. O güzel.
0
lazor
(30.12.25)
Vermiyor. 3.dünya savaşına adım adım yaklaşıyoruz gibi geliyor.
0
nhk ni youkosu
(30.12.25)
benim için yeni yılın tek anlamı ekonomik. yani zamlar, yıl sonu geçiş işlemleri vs vs. yoksa ömrümü 365 günlük zaman dilimlerine ayırıp bir dilim doldu diye neden sevineyim? neden yeni aya girince kutlamıyoruz da yeni yıla girince kutluyoruz mesela?
0
faberkastelli
(30.12.25)
heyecanımı yitirdim.
kendime güvenimi yitirdim.
olacak olanlar olur gibi olup da olmuyor geliyor.
son 6 yılda hep ip üstünde yürür gibi hissettim.
geleceğimi göremedim.
yeni iş bulmam lazım.
uzun dönem oturumu almam lazım.
ve bir sürü şey.
2025 beni çok yordu.
0
rain when i die
(30.12.25)
Maalesef son yıllarda heyecanım azaldı...
0
cccbehzatccc
(30.12.25)
(10)

Kedi için iç dış parazit ilaç tavsiyesi

irene
Selamlar,İki sorum olacak, Bahçede beslediğimiz iki yetişkin kısır kedimiz var. Bunları şu an veterinere götürme şansımız yok, kendi imkanımızla evde iç dış parazit işini çözmek istiyoruz. Ne alabiliriz acaba damla veya hap olarak? (Bu arada hap çok zor olacak vermesi, başka alternatif varsa ona da
Selamlar,

İki sorum olacak,
Bahçede beslediğimiz iki yetişkin kısır kedimiz var. Bunları şu an veterinere götürme şansımız yok, kendi imkanımızla evde iç dış parazit işini çözmek istiyoruz. Ne alabiliriz acaba damla veya hap olarak? (Bu arada hap çok zor olacak vermesi, başka alternatif varsa ona da açığım)

Bir de, nereden geldi bilmiyoruz ama bir tane bebek kedi geldi bahçeye. Hiç anlamıyorum kaç aylık ama 400-500gram falandır ağırlığı. Bir haftada kilo aldı belki 600 olmuştur.
Bu bebek için parazit konusunu nasıl çözmeliyiz?

Bir de bebek kedi, sürekli bizim yetişkinlerden birinin sırtında yatıyor. Birinde pire vs varsa diğerine geçebilir diye endişe ettim. Bilmiyorum başka dikkat etmek gereken bir şey var mı?

Bir de bebek 1 haftadır bizim büyük kedilerin mamasını yiyor. Kısır kediler için aldığımız bir mama. Başka mama vermek istesek de illa onların kabına koşuyor, onlar yerken onların mamasını yiyor. Bir şey olur mu acaba?

Şimdiden cevap verenlere çok teşekkür ederim.
0
irene
(29.12.25)
Ense damlaları var. İç ve dış parazit için ikisi bir arada. Yetişkinlerin işini bu şekilde çözebilirsiniz.
Yavrular için de vardır herhalde, ama uzun zamandır yavru kedi bakmadığım için sadece tahmin ediyorum. Veteriner hekimden temin edebilirsiniz hem yetişkinler hem de yavru için önerdikleri ilaçları.
Yavru yetişkinin maması yiyebilir; ama kısır kediler yavru mamasını yemese iyi olur. :)
+1
auroraaurora
(29.12.25)
ense damlası ya da hap olarak. yalnız bunların hepsinin kedinin kilosuna göre ayarlanması gerekir. veterinerlerde oluyor. bazen veterinerlerle çalışan petshoplar da satıyor.
+2
orpheus
(29.12.25)
Şu an açık bir veteriner var bulunduğum yerde bir tane de pet shop var. İkisine de sorayım. Sadece marka olarak önerdiğiniz bir şey var mıdır? Şu iyidir, bundan uzak dur gibi bir öneriye de açığım.
0
🌸irene
(29.12.25)
caniverm iyidir ama muhakkak kilosuna göre almalı. bir karton poşete girerler aslında hemen tutup veterinere götürseniz poşetle vet muayene etse ona göre uygulasa çok iyi olur.
ayrıca en önemlisi kedilerin bu ilacı birbiri uzerinden yalamaması lazım, 1 gün kadar kedileri ayırmak gerekebilir.
+1
eja
(29.12.25)
Yani poşetle taşınacak gibi değiller bilmiyorum da büyükler bayağı ağır. Kedi taşıma kutumuz var bir tane, ayrı günlerde götürebiliriz belki.
Yalnız kedileri ayırmak imkansız gibi bir şey. Birbirlerini yalamak gibi bir huyları yok aslında ama ayırmak için bir çözüm düşüneceğim. Teşekkür ederim
0
🌸irene
(29.12.25)
bizim vet nexgard combo ense damlası yapıyor haydut kedimize. 2,5 kilo ile 7,5 kilo aralığındaki kedi için direkt peketi açıp iki kulağının arasına tüylerini aralayıp yapıyorsun. kedinin yalayamadığı tek yer kafası olduğu için oraya yapılıyor. kendin bunu vetten alıp yapabilirsin. bunun için vete götürmene gerek yok. (hem iç hem dış parazitler için)

petshoptan alınmasını önermiyorlar. çünkü o ense damlası bir zehir, pireleri vs öldürmesi için. kalitesiz bir şey alırsan kediye zarar verebilirsin.

diğer kediler için ense damlası alırken bebek kedi için de sorun, ona da yapabilir miyim diye ama iç dış parazit yapılması için kedinin belli bi ağırlığa ulaşması gerekiyor diye biliyorum o yüzden ona şimdilik yapmamanız gerekiyo olabilir. yapılması tehlikeli olabilir. karnı şiş falan değilse bence bekleyin biraz daha.

mama konusu da şöyle, bebek kedilerin geliişimini desteklemek için bebek kedi mamaları oluyor bunlar daha yağlı daha kalorili oluyor. daha vitaminli gibi düşün bebek devam sütü gibi. kısır kediler ise kilo almaya eğilimli ve daha hareketsiz oldukları için daha yağsız form ürünler oluyor. yani bebek kedi kısır kedi mamasını yerse günlük kalori ihtiyacını karşılayamayabilir, gelişimi daha yavaş olabilir. ama sonuçta sokak kedisi bu, hiç yemek bulamamasından iyidir. bir şekilde büyür gider. bütçen elveriyosa ve uğraşacak vaktin varsa ona petshoptan bebek kediler için olan royal canin gibi markalardan yaş mama alıp paketin yarısını veya 1/3'ünü her gün 1 öğünde veya ödül maması gibi verebilirsin. ama paketin tamamını verme sakın ishal olur.

ekleme: iç dış parazit dediğim sıvı formda şeffaf bir ilaç. ince kalem gibi bir plastik tüpün içinde. iki kulağının arasındaki tüyleri elinle iki yana ayırıp ortasına ilacı boşaltıyosun sonra tüyleri geri eski şeklinde duracak şekilde birleştiriyosun, sen dokunmayacaksın ilaca, veya elinle yaydırmayacaksın, sadece tüpteki ilacı dökeceksin, o kendiliğinden tüm vücuda yayılıp parzitleri öldürüyo. 3 gün falan kafası memoli gibi jölelenmiş gibi oluyo sonra geçiyo.
+1
Sadece soruyorum
(29.12.25)
stronghold en iyisi ve etkilisi bulabiliyorsanız başka bir şey almayın
+1
zozjotejmnk
(29.12.25)
Veteriner ile görüştüm telefonda stronghold da var nexgard combo da, fiyatlar arasında bayağı fark var. Stronghold hem iç hem dış mı acaba? Çok fazla sordum ama veterinere güvenemiyorum hiç geçmiş tecrübelerimizden dolayı.
0
🌸irene
(29.12.25)
stronghold hem iç hem dış ama iç için o kadar etkili değil sadece belli başlı birkaç şeyde etkili, biz ekstra bide iç yaptırmıyoruz ama kediler ev kedisi. dışta en etkilisi.
0
zozjotejmnk
(29.12.25)
yavru kedi yetişkinlerle bu kadar içli dışlıysa, enseye damlatacağınız damlayı yalayabilir, ona dikkat etmek lazım.
0
akatreil
(30.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.